Müziğin Psikolojik Ve Fizyolojik Etkisi, Bir Tedavi Yöntemi Olarak Müzik

Müziğin Psikolojik Ve Fizyolojik Etkisi, Bir Tedavi Yöntemi Olarak Müzik

Last Updated on 22 Aralık 2022 by Aslıhan Demiralay

Aklın dengesi bozulmuşsa yüce müzikten etkili bir çare, daha huzur verici bir ilaç yoktur.”

William Shakespeare.

Birçoğumuz günlük hayatın telaşesinde; yolda yürürken, molalarımızda, çalışırken, okurken veyahut da uyumadan önce müzik dinlemeyi bir rutin haline getirdik.  Müzik dinlerken kimi zaman hayaller kuruyor, kimi zaman bulunduğumuz ortamdan uzaklaşıyor kimi zaman da sıkıntılarımıza çare arıyoruz.

Güne başlarken neşeli bir şeyler dinlemek günümüzü aydınlatabiliyor. Hüzünlü anlarımızda ise bize arkadaş olabiliyor şarkılar. Farkettiğiniz üzere müzik ruh halimizle oldukça ilişkilidir. Bazen dinlediğimiz bizi etkiler, bazen olduğumuz haleti ruhiyeye göre biz seçeriz etkileyecek olanı, duyguyu sonuna kadar coşkun kılmak amacıyla tabii.

klasik_gitar
Klasik Gitar Nedir?

Müzik kendini ifade ediş biçimidir, ses çıkarmak, iletişim kurmak amacıyla ortaya çıkmıştır. Amacımız bir şeyleri ortaya koymak, duyulmaktır. Çünkü duyulursak var olduğumuzu bir şekilde kendimize kanıtlamış oluyoruz. Antik çağlardan beri süregelen toplumsal yaşamda insan dediğimiz varlık, o toplumun parçası olmak için çaba harcamıştır. Anlatmak, yaptığını göstermek, ‘ben buradayım ve bu gruba aidim’ demek için de sesini ve taklit yeteneğini kullanmıştır. Avcı toplayıcılıkta avdan dönenlerin çeşitli dans ve ritüellerle avın nasıl geçtiğini anlatması, aktarmak isteyişi de tüm bunların başlangıç noktası. Müzik öyle bir evrim yaşamıştır, her alanda olduğu gibi öyle bir dönüşüm yaşamıştır ki, bugünkü hayatımızda yer alan müzikle ötekini karşılaştırırken yadırgarız, kavramakta zorluk çekeriz kimi zaman, nasıl oldu da bugüne değin bu kadar değişti diye…

Daha önce de belirttiğim şekilde, müziği “beşerin kendini ifade ediş biçimi “olarak alırsak, bu sanat dalının insan ruhu ile olan ilişkisini de incelememiz gerekir.

Sizler için çeşitli makaleler okudum ve araştırmalarımı bu bağlamda size en kısa ve net biçimde sunmaya çalışacağım.

“Günlük hayatın koşulları içinde preslenmiş ruh, ancak müziğin kollarında çıkış bulabilecek ve müzikal seslerin içinde kendi konforunu yaratacaktır.” (Akkuş, Ü. /Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi. 1, (2007): 98-103)

tasimi_yiyen_agac_sarkisi
Taşımı Yiyen Ağaç

Müzik, tedaviye katkı sunulması amacıyla kullanılmakta. Fakat her müzik her bireye aynı düzeyde etki yapmayabiliyor. Örneğin kimine iyi gelebilen klasik müzik, kimi hastayı daha da buhrana sürükleyebiliyor.

Müzik herkeste farklı hisler uyandırıp, günlük hayattan anlık kopuşlara götüren farklı kapılar açabiliyor. Müzik her ne koşulda olursa olsun, zihinde ve bedende mutlaka bir etki yaratır. Bazen uyarıcı, bazense dinginleştirici olabilir bu etki.

“Müziğin insan organizmasını etkileyen çok açık ve belirli bir psikofizyolojisi vardır. Bundan ötürü ruhsal tedaviler arasında yer alması pek tabiidir. Müzik sağlam ve normal insanların ruhlarına olduğu gibi bunalımlı ve problemli ruhlara da hitabeden ve ruhsal sıkıntılara ve hatta bazı fizik bozukluklara karşı kullanılan bir tedavi metodu değerini almıştır. Fakat bunlar arasında en çok ruh hekimliği yararlanmaktadır. Zira müzikal parçalar bütün şekilleriyle her şeyden önce insanın affektif (duygusal) hayatını etkiler.” (B. GREBENE, Müzikle Tedavi, s.VII.)”

Müzik aletleri ve müziğin türü tedavi olacak kişi için özenerek seçilir ve belirli yöntemler doğrultusunda uygulanır. Nabzı düzenleme, nefes alış veriş ritmini değiştirme, teskin etmekte oldukça başarılıdır. Tedavi süreç içinde gerçekleşir ve düzenli olmalıdır.

Kanser, hamilelik süreci, psikolojik rahatsızlıklar ve daha bir sürü durumda müzik sayesinde olumlu bir değişim görmek mümkün.

Müzik aynı zamanda çocuklar ve yaşlılar üzerinde de büyük bir katkıya sahiptir. “Sürekli dinlediği ninni veya ezgiyi doğum sonrasında duyan bebeklerin bunu anımsadığı, kalp atışlarının yavaşlayarak düzenli hale geldiği, sakinleşerek, daha olumlu ve uyumlu oldukları saptanmıştır (Bales, 1998).”

Bebeklere ve çocuklara dinletilen müziğin beyinde yeni bağlantılar oluşturulmasına katkı sağladığı, çeşitli hormonları tetikleyerek mutluluğun ve huzurun artışına neden olduğu ve dışa dönük olmaya yardım ettiği saptanan bulgular arasında. Psikolojik ve fizyolojik olarak gelişime müziğin olumlu bir katkısı vardır.

“Uszler (1991) müzikle uğraşmanın çocuklarda öğrenme fonksiyonlarına yardımcı olduğunu ve erken yaşta müzik eğitimine başlayan çocukların ise ileriki yıllarda karmaşık ve çok yönlü problemleri diğerlerine göre daha rahat ve daha az stresle çözme yeteneğine sahip olduklarını belirtmektedir.” (Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı 29 (Ocak 2011/I) 121)

Yaşlı insanların da müzikle ilgilendikleri takdirde hem zihinsel olarak diğerlerinden daha sağlıklı olduklarını hem de hayattan zevk alma oranlarının arttığını bilmekteyiz. Şarkı söyleme eylemini devam ettirdikleri takdirde konuşma bozukluğu gelişiminin daha az görüldüğü ve sosyal çevre edinmeye neden olduğundan dolayı psikolojik rahatsızlıkların buyaşlı bireylerde daha az olduğu araştırmalar sonucu ortaya konan bilgilerden.

Yukarıda vermiş olduğum bilgiler ışığında söyleyebilirim ki, müzik doğru kullanıldığında olumlu etkiler yaratabilme özelliğine sahiptir. Aksi halde, müziğin insanlar üzerinde olumsuz tepkiler oluşturması da mümkün olabilmektedir. Tedavi ve denge kurma amaçlı kullanılan müzik, insanın hayatına sihirli dokunuşlar sağlayabilmektedir.

jim_morrison
Jim Morrison

Her zaman psikolojik ve fizyolojik denge amaçlı bir müzik dinleme yoluna girmek neredeyse kimse için mümkün değildir. Bazen o dert sofralarında arınmaya sebep olan, tüm olumsuz duygu durumlarını ortaya koyan ve hatta arttıran melankolik müzikler de bizler için kısa vadelerde gereklidir. Olumlu duyguların yanı sıra bazen olumsuz duyguları da deneyimleyip üstesinden gelmeyi öğrenmemiz lazım. Yine de yukarıda belirttiğim bilgileri dikkate almanızı ve hayatınıza bu bilgiler sayesinde birkaç değişiklik koymanızı yürekten isterim.

Zor zamanlar bazen yalnız hissettirir, bazen de gerçekten yalnız bırakır. Şayet üstesinden nasıl gelebileceğimizi anlatacak ya da el uzatacak birilerini hissedemiyorsak yanımızda, iş başa düşmekte. Bu nedenle bunu okuyan sevgili dostlarım, kimse yoksa bile müziğin yanınızda olduğunu bilmenizi, unuttuğunuzda hatırınıza getirmenizi bu yazı aracılığıyla istemekteyim sizden.

Oldukça uzun bir araştırma oldu, umarım faydası dokunmuştur. Sevgiyle, sağlıkla kalın.

muzige_kisa_bir_bakis_ve_muzik_tarihi
Müzik Tarihi ve Günümüz Müziği
robert_johnson
Robert Johnson
muzikal_ve_muzikli_tiyatro
Müzikal ve Müzikli Tiyatro

Bir cevap yazın