Fenerbahçe Başkanı Ali Koç Kumpas Davası Hakkında Açıklamalar Yaptı

fenerbahce_de_n_teknik_direktorluk_konusuna_aciklama_geldi

3 Temmuz kumpas davasının sanıklarının yargılandığı davada karar duruşması yapıldı. Sanıklardan kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’ya 1406 yıl, dönemin İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç’a 1972 yıl, eski polis memuru Ahmet Kalender’e 588 yıl, eski polis memuru Lokman Yanık’a 161 yıl hapis cezaları verildi.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı karar duruşmasından sonra şu açıklamaları yaptı.

“Bir pazar sabahı başlayan ve Fenerbahçe’yi bugüne kadar maddi-manevi çok büyük zararlara uğratan bu davada çok önemli bir dönüm noktasına geldik. Hukuken süreç tamamlanmadı. Yargıtay’dan kararı bekliyoruz, inşallah adli tatilden önce çıkar. Cezalar o kadar ağır ki bir şeylerin değişeceğini sanmıyorum. Hukuki sonuçlar ne olursa olsun Fenerbahçe’ye yaşatılanlar, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ve milyonlarca taraftarının bu uzun süreçte yaşadıkları hiçbir kelimeyle, hiçbir hukuki sonuçla karşılanamaz, ölçülemez. Tabii bunlar ana aktörler. Bir de bu işin yan aktörleri var. Rüzgarın nereden estiğine bakarak o günlerin rüzgarına göre Fenerbahçemizi kamuoyu önünde medya aracıyla ellerinde olan köşelerle, çıktıkları televizyon programlarıyla resmen alkışlayan, şakşaklayan, bu insanlardan medet umanlarla biz hukuken olmasa da vicdanen hesaplaşacağız. Daha biz oraya gelmedik.”

Fenerbahçe’ye dönersek maddi ve manevi tahribat, zarar kolay kolay karşılanabilecek konular değiller şu an. Şu an biz hukuki hakkımızı arama safhasındayız ve bu yolculuğun sonuna gelmiş gibi gözüküyoruz. Bir iki adım daha kaldı. Ondan sonra Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yaşadıklarının neler olduğunu, taraflı tarafsız herkesin kabul edeceği noktaya geldik. Ama bizim için gidilecek daha çok yol var. Bunun hesabını sormamız gereken daha çok kurum ve kişiler var. Biz olalım başka birileri olsun, Aziz Başkan zamanında mücadelesini verdi, biz de şimdi mücadelemizi veriyoruz. İstisnasız bu koltukta, bu görevde kimler olursa olsun, hem resmi görevde olanlar, hem resmi görevde olmayanlar, sonuna kadar bu mücadeleyi vereceğiz. Biz aslında mutlu değiliz, zafer çığlıkları içinde değiliz. Biz aslında çok kızgınız, kırgınız ve bu kızgınlık ve kırgınlık bu camia hakkını alana kadar devam edecek. Benim şahsen en hesaplaşmak istediğim kesim de demin bahsettiğim gibi o rüzgarı arkasına alarak, Fenerbahçe’nin yapayalnız olduğu bir dönemde, bu terör örgütünün en kuvvetli olduğu, devletin bütün gücünü arkasına aldığı dönemlerde, Fenerbahçe’ye her şekilde vuran, saldıran, iftira atan, bu iftiraların meşrulaşması için medyasını kullanan bütün kişi ve kurumlarla her şekilde hesaplaşacağız. Bu hukuken olamasa da, olmalı bence, bu terör örgütünün en önemli ayağı medyasıydı, medyasıyla tezgahlıyordu, polis-savcı-avukatları-hakimleriyle de kişileri, kurumları çökertiyorlardı. Onların resmi medyasının dışında da medya mensubu olduğunu savunan, bugün de hiç utanmadan kendi vicdanlarında hesaplaşmadan bu örgüte lanet okuyanlar o dönemde isteyerek, bilerek bunların maşası oldular. Fenerbahçe camiası, milyonlara sesleniyorum, bunlarla da hesaplaşmalıyız. Ve bizim gücümüz milyonlarca taraftardan gelmektedir. Ve biz sıkı sıkı, omuz omuza, hiç yılmadan, sabrederek, bugüne kadar sabrettiğimiz gibi bunları bu yaptıklarına pişman edeceğiz. Kulübümüzün maddi-manevi gördüğü zararların, 3 Temmuz tabi en büyüğü, ama bizim başka yerlerde de haksızca gördüğümüz zararlar vardı, biz bir şekilde bunları telafi etmemiz lazım.”

Hatırlanacağı gibi 3 Temmuz 20211 tarihinde Fenerbahçe’yi ele geçirmek isteyen bir grup şike davası görünümlü bir operasyon düzenlemişti.

Bir cevap yazın