Last Updated on 30 Nisan 2026 by Aslıhan Demiralay
BBC’nin Anketine Göre Tüm Zamanların En İyi 100 Amerikan Filmi
BBC Culture dünyanın dört bir yanında eleştirmenlerle görüşerek tüm zamanların en iyi Amerikan Filmleri listesini hazırladı.
BBC‘nin konuyla ilgili açıklamaları şöyle:
“Ankete katılan eleştirmenler, Birleşik Krallık ve Avrupa kıtasından Güney Amerika, Avustralya, Hindistan ve Orta Doğu’ya kadar dünyanın dört bir yanında yaşıyor ve çalışıyorlar – ve tabii ki Amerika Birleşik Devletleri de dahil. Diğer yayınlar veya kuruluşlar tarafından yapılan önceki film anketleri ya sadece Amerikan filmine odaklanmamış ya da anket katılımcılarını ABD film endüstrisi içinden seçmiş, yani sadece eleştirmenlerin görüşlerine dayanmadı. Katılmaya davet ettiğimiz eleştirmenlerden bazıları gazete veya dergilerde film eleştirmeni, bazıları yayıncı ve bazıları da kitap yazarıdır.
Amerikan filmini ne tanımlar? Bu anketin amacı doğrultusunda, ABD kaynaklı fon alan herhangi bir film Amerikan filmi olarak kabul edildi. Bu filmlerin yönetmenlerinin Amerika Birleşik Devletleri’nde doğmuş olması gerekmiyordu – aslında listedeki 32 film başka yerlerde doğmuş film yapımcıları tarafından yönetildi – hatta filmlerin ABD’de çekilmiş olması da gerekmiyordu. Katılan her eleştirmen 10 filmden oluşan bir liste sundu; en iyi film için seçtikleri film 10 puan, 10. sıradaki film için seçtikleri film ise 1 puan aldı. Puanlar toplanarak nihai liste oluşturuldu. Eleştirmenler, duygusal düzeyde Amerikan sinemasının en iyisi olduğunu düşündükleri 10 filmin listesini sunmaya teşvik edildi – en önemli filmler değil, sadece en iyileri. İşte sonuçlar.”
En İyi 100 Amerikan Filmi
100. Ace in the Hole (Diri Gömülenler/Billy Wilder, 1951)
Ace In The Hole, sansasyon peşindeki gazeteci Chuck Tatum’un bir maden kazasını medyatik şova dönüştürmesini anlatır. Başrolde Kirk Douglas yer alır; ona Jan Sterling ve Robert Arthur eşlik ediyor. Medyanın etik sınırlarını sorgulayan sert bir dram.

99. 12 Years a Slave (12 Yıllık Esaret/Steve McQueen, 2013)
12 Years A Slave, özgür bir siyah olan Solomon Northup’un kaçırılıp köle olarak satılmasını ve 12 yıl süren hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Başrolde Chiwetel Ejiofor yer alır; Michael Fassbender ve Lupita Nyong’o güçlü performanslar sunar.
98. Heaven’s Gate (Cennetin Kapısı/Michael Cimino, 1980)
Heaven’s Gate, 1890’larda Wyoming’de göçmen çiftçilerle zengin toprak sahipleri arasındaki kanlı çatışmayı anlatır. Başrolde Kris Kristofferson yer alır; Christopher Walken ve Isabelle Huppert güçlü performanslar sunar.
97. Gone With the Wind (Rüzgar Gibi Geçti/Victor Fleming, 1939)
Gone With The Wind, Amerikan İç Savaşı sırasında Scarlett O’Hara’nın aşk, kayıp ve hayatta kalma mücadelesini anlatır. Başrolde Vivien Leigh yer alır; Clark Gable ve Olivia de Havilland önemli roller üstlenir.

96. The Dark Knight (Kara Şövalye/Christopher Nolan, 2008)
The Dark Knight, Gotham’da suçla savaşan Batman’in Joker adlı kaotik suç dehasıyla mücadelesini anlatır. Başrolde Christian Bale yer alıyor; genç yaşta aramızdan ayrılan Heath Ledger ve Aaron Eckhart önemli roller üstleniyor.
95. Duck Soup (3 Ahbap Çavuşlar Harbe Gidiyor/Leo McCarey, 1933)
Duck Soup, hayali Freedonia ülkesinde iktidara gelen Rufus T. Firefly’ın absürt kararlarıyla ülkeyi savaşa sürüklemesini anlatır. Başrolde Groucho Marx yer alıyor; Harpo Marx, Chico Marx ve Zeppo Marx eşlik ediyor.
94. 25th Hour (25. Saat/Spike Lee, 2002)
25th Hour , hapse girmesine saatler kalan Monty Brogan’ın son gününde geçmişiyle yüzleşmesini anlatır. Başrolde Edward Norton yer alıyor; Philip Seymour Hoffman ve Barry Pepper önemli roller üstleniyor.
93. Mean Streets (Arka Sokaklar/Martin Scorsese, 1973)
Mean Streets, New York’un arka sokaklarında suç, din ve sadakat arasında sıkışan Charlie’nin hayatını anlatır. Başrollerde Harvey Keitel, Robert De Niro ve Amy Robinson yer alıyor.
92. The Night of the Hunter (Caniler Avcısı/Charles Laughton, 1955)
The Night of the Hunter, çocukların sakladığı paranın peşine düşen sahte vaiz Harry Powell’ın karanlık takibini anlatır. Başrolde Robert Mitchum, Shelley Winters ve Lillian Gish önemli roller üstleniyor.

91. ET: The Extra-Terrestrial (Steven Spielberg, 1982)
Film, Dünya’da mahsur kalan sevimli bir uzaylı ile küçük Elliott’un dostluğunu anlatır. Başrolde Henry Thomas, Drew Barrymore ve Dee Wallace yer alıyor.
90. Apocalypse Now (Francis Ford Coppola, 1979)
Apocalypse Now, Vietnam Savaşı sırasında geçen sarsıcı bir savaş ve psikolojik drama filmi. Yüzbaşı Willard, kendisini Tanrı ilan eden kaçak Albay Kurtz’u bulup etkisiz hale getirmekle görevlendirilir. Başrollerde Martin Sheen, Marlon Brando ve Robert Duvall yer alıyor. Film, savaşın insan ruhundaki yıkıcı etkilerini epik bir dille anlatır.
89. In a Lonely Place (Tehlike İşareti/Nicholas Ray, 1950)
In a Lonely Place, sinemanın en karanlık ve melankolik kara film (film noir) örneklerinden biri. Öfkeli ve yetenekli senarist Dixon Steele, bir cinayetle suçlanır. Komşusu Laurel ile aralarında başlayan aşk, Dixon’ın şiddet eğilimi ve artan şüphelerle gölgelenir. Başrollerde devleşen Humphrey Bogart ve Gloria Grahame yer alıyor.

88. West Side Story (Batı Yakasının Hikayesi/Robert Wise and Jerome Robbins, 1961)
West Side Story, 1950’lerin New York’unda geçen, Modern bir Romeo ve Juliet hikayesi. Birbirine düşman olan iki sokak çetesi, Jetler ve Köpekbalıkları arasındaki gerilim, farklı taraflardan Tony ve Maria’nın birbirine aşık olmasıyla trajediye dönüşür. Başrollerde Natalie Wood, Richard Beymer ve Russ Tamblyn yer alıyor.
87. Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan/Michel Gondry, 2004)
Eternal Sunshine of the Spotless Mind, biten ilişkilerinin acısından kurtulmak için birbirlerine dair anılarını tıbbi bir müdahaleyle sildiren Joel ve Clementine’ın hikayesini anlatır. Joel, anıları silinirken aslında Clementine’ı unutmak istemediğini fark eder. Başrollerini Jim Carrey ve Kate Winslet’ın paylaştığı film, hafıza ve aşkı sorgular.
86. The Lion King (Roger Allers and Rob Minkoff, 1994)
The Lion King, babası Kral Mufasa’nın ölümünden sonra krallıktan uzaklaşan yavru aslan Simba’nın, sorumluluklarıyla yüzleşerek tahtını geri alma mücadelesini anlatır. Seslendirme kadrosunda Matthew Broderick, James Earl Jones ve Jeremy Irons yer alır. Film, ihanet, kefaret ve yaşam döngüsü temalarını işleyen bir animasyon klasiği.
85. Night of the Living Dead (Yaşayan Ölülerin Gecesi/George A Romero, 1968)
Night of the Living Dead, zombi türünün temelini atan kült bir korku klasiği Mezarlıktan yükselen yaşayan ölülerin saldırısından kurtulmaya çalışan bir grup insanın, ıssız bir çiftlik evine sığınarak verdikleri hayatta kalma mücadelesini anlatır. Başrollerde Duane Jones ve Judith O’Dea yer alıyor.

84. Deliverance (Kurtuluş/John Boorman, 1972)
Deliverance, Georgia’nın vahşi doğasında kano gezisine çıkan dört şehirli arkadaşın, yerel halkla yaşadıkları dehşet verici çatışmayı konu alan sarsıcı bir hayatta kalma mücadelesi. Doğanın acımasızlığı ve insan vahşeti üzerine kurulu filmde başrolleri Jon Voight, Burt Reynolds, Ned Beatty ve Ronny Cox paylaşıyor.
83. Bringing Up Baby (Howard Hawks, 1938)
Bringing Up Baby (Tehlikeli Bebek), “screwball” komedi türünün en parlak örneklerinden biri. Müze için bağış toplamaya çalışan ciddi paleontolog David, hayatına aniden giren başına buyruk mirasçı Susan ve onun “Baby” adlı evcil leoparı ile absürt bir maceraya sürüklenir. Başrollerde Hollywood’un iki efsane ismi Cary Grant ve Katharine Hepburn yer alıyor.

82. Raiders of the Lost Ark (Kutsal Hazine Avcıları/Steven Spielberg, 1981)
Raiders of the Lost Ark (Kutsal Hazine Avcıları), arkeolog Indiana Jones’un, Nazilerin eline geçmeden önce mistik Ark of the Covenant’ı (Ahit Sandığı) bulmak için atıldığı epik macerayı konu alır. Başrollerinde Harrison Ford ve Karen Allen’ın yer aldığı film, aksiyon ve macera sinemasının unutulmaz bir başyapıtı.
81. Thelma & Louise (Ridley Scott, 1991)
Thelma & Louise, sıkıcı hayatlarından kaçmak için hafta sonu yolculuğuna çıkan iki kadının, trajik bir olay sonrası özgürlük mücadelesine dönüşen hikayesini anlatır. Kanundan kaçarken kendilerini keşfeden ikiliyi canlandıran başrol oyuncuları Susan Sarandon ve Geena Davis. Film, feminizm ve dostluk temalı bir yol hikayesi.
80. Meet Me in St Louis (Vincente Minnelli, 1944)
Meet Me in St. Louis, 1904 Dünya Fuarı arifesinde St. Louis’de yaşayan Smith ailesinin neşeli ve duygusal hikayesini anlatan klasik bir müzikal. New York’a taşınma planları aile üyelerinde büyük bir hüzne yol açar. Başrollerde Judy Garland, Margaret O’Brien ve Mary Astor yer alıyor.

79. The Tree of Life (Hayat Ağacı/Terrence Malick, 2011)
1950’lerin Teksas’ında yaşayan bir ailenin hikayesini evrenin varoluş süreciyle harmanlayan felsefi bir başyapıt. Bir çocuğun çocukluktan yetişkinliğe geçişini, baba-oğul çatışmasını ve inanç sorgulamalarını görsel bir şölenle sunar. Başrollerde Brad Pitt, Sean Penn ve Jessica Chastain yer alıyor.
78. Schindler’s List (Schindler’in Listesi/Steven Spielberg, 1993)
Schindler’s List (Schindler’in Listesi), İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Polonya’da geçiyor. Alman iş insanı Oskar Schindler’in, fabrikasında çalıştırdığı 1.100’den fazla Yahudi’yi toplama kamplarından kurtararak hayatlarını kurtarma çabasını konu alan sarsıcı bir dram. Başrollerinde Liam Neeson, Ben Kingsley ve Ralph Fiennes yer alıyor.
77. Stagecoach (Cehennem Dönüşü/John Ford, 1939)
Stagecoach (Cehennem Dönüşü), Vahşi Batı’da tehlikeli bir bölgeden geçen bir posta arabasındaki birbirinden tamamen farklı dokuz yolcunun hikayesini anlatır. Apaçi saldırısı tehdidi altında ilerlerken karakterlerin çatışmalarını ve kişisel gelişimlerini işleyen film, Western türünün ilk büyük başyapıtı. Başrollerde John Wayne ve Claire Trevor yer alıyor.

76. The Empire Strikes Back (Irvin Kershner, 1980)
The Empire Strikes Back, Star Wars destanının en karanlık ve derinlikli filmi. Asiler Buz Gezegeni Hoth’ta saldırıya uğrarken, Luke Skywalker Jedi eğitimi için Yoda’yı arar; Darth Vader ise onu ele geçirmeye kararlıdır. Başrollerde Mark Hamill, Harrison Ford ve Carrie Fisher yer alıyor.
75. Close Encounters of the Third Kind (Üçüncü Türden Yakınlaşmalar/Steven Spielberg, 1977)
Close Encounters of the Third Kind (Üçüncü Türden Yakınlaşmalar), sıradan bir işçi olan Roy Neary’nin bir UFO ile karşılaşmasının ardından yaşadığı takıntılı süreci ve insanlığın uzaylılarla kurduğu ilk teması anlatır. Başrollerde Richard Dreyfuss, François Truffaut ve Teri Garr yer alıyor. Bilimkurgu sinemasının en umut dolu başyapıtlarından biri.
74. Forrest Gump (Robert Zemeckis, 1994)
Forrest Gump, düşük IQ’lu ancak sevgi dolu bir adamın, 20. yüzyılın önemli tarihi olaylarına tesadüfen yön vermesini konu alan etkileyici bir dram. Film, Forrest’ın çocukluk aşkı Jenny’ye olan bağlılığını ve hayatın karşısına çıkardığı engelleri aşmasını anlatır. Başrollerde Tom Hanks, Robin Wright ve Gary Sinise yer alıyor.
73. Network (Sidney Lumet, 1976)
Network, televizyon dünyasının acımasızlığını ve reyting uğruna yapılan etik dışı hamleleri eleştiren çarpıcı bir hiciv. İşten çıkarılacağını öğrenen spiker Howard Beale’ın ekrandaki öfke patlaması, kanal tarafından popülist bir malzemeye dönüştürülür. Başrollerinde Faye Dunaway, William Holden, Peter Finch ve Robert Duvall yer alıyor.
72. The Shanghai Gesture (Josef von Sternberg, 1941)
The Shanghai Gesture, Şanghay’da bir kumarhane işleten gizemli “Mother” Gin Sling ile onun kumarhanesine gelen yozlaşmış aristokratlar arasındaki intikam ve trajedi dolu hikâyeyi anlatır. Günah, bağımlılık ve geçmişin karanlık sırlarını işleyen bu kara filmde başrolleri Gene Tierney, Walter Huston, Victor Mature ve Ona Munson paylaşıyor.

71. Groundhog Day (Bugün Aslında Dündü/ Harold Ramis, 1993)
Groundhog Day (Bugün Aslında Dündü), kibirli bir hava durumu sunucusu olan Phil Connors’ın, bir iş görevi için gittiği kasabada aynı günü tekrar tekrar yaşamasını konu alır. Zaman döngüsüne hapsolan Phil, bu süreçte hayatı ve sevgiyi yeniden keşfeder. Başrollerde Bill Murray ve Andie MacDowell yer alıyor.
70. The Band Wagon (Asrî âşıklar/Vincente Minnelli, 1953)
The Band Wagon, kariyeri düşüşte olan bir Hollywood yıldızının, Broadway sahnelerinde şansını denemesini konu alan klasik bir müzikal. Sanatsal ego çatışmaları ve aşkla harmanlanan bu renkli yapım, müzikal türünün en iyi örneklerinden biri. Başrollerinde dansın efsanesi Fred Astaire ve Cyd Charisse yer alıyor.

69. Koyaanisqatsi (Godfrey Reggio, 1982)
Koyaanisqatsi, doğa ile modern endüstriyel toplum arasındaki dengesizliği çarpıcı görüntüler ve Philip Glass’ın hipnotik müzikleriyle anlatan deneysel bir belgesel. Filmde geleneksel anlamda başrol oyuncusu yoktur; ana karakter, hızlandırılmış ve yavaşlatılmış çekimlerle sunulan dünyanın kendisidir. İnsanlığın teknolojiyle değişen yaşam biçimini sözsüz bir dille eleştirir.

68. Notorious (Aşktan da Üstün/Alfred Hitchcock, 1946)
Notorious (Aşktan da Üstün), İkinci Dünya Savaşı sonrası Brezilya’daki Nazi ajanlarını deşifre etmekle görevlendirilen bir Alman göçmeni olan Alicia’nın hikayesini anlatır. Görevi için bir Nazi lideriyle evlenmek zorunda kalan Alicia ile ona aşık olan ajan Devlin arasındaki gerilim ve casusluk teması işlenir. Başrollerde Cary Grant ve Ingrid Bergman yer alıyor.

67. Modern Times (Asri Zamanlar/Charlie Chaplin, 1936)
Modern Times (Asri Zamanlar), endüstrileşmenin getirdiği zorluklar ve ekonomik buhran altında ezilen bir işçinin trajikomik hikayesini anlatır. Charlie Chaplin’in hayat verdiği “Şarlo” karakteri, makineleşen dünyada hayatta kalmaya çalışırken sokaklarda tanıştığı yetim bir kızla mutluluğu arar. Başrollerde Charlie Chaplin ve Paulette Goddard yer alıyor.
66. Red River (Kanlı Nehir/Howard Hawks, 1948)
Red River (Kanlı Nehir), Teksas’tan Missouri’ye yapılan devasa bir sığır göçünü ve bu zorlu yolculuk sırasında otoriter bir çiftlik sahibi ile evlatlık oğlu arasında tırmanan gerilimi anlatır. İhanet, liderlik ve kuşak çatışmasını işleyen bu epik Western’in başrollerinde John Wayne ve Montgomery Clift yer alıyor.

65. The Right Stuff (Boşluktaki Kahramanlar/Philip Kaufman, 1983)
Philip Kaufman’ın yönettiği 1983 yapımı film, Amerika’nın ilk astronotları olan “Mercury 7” ekibinin hikâyesini ve uzay yarışının başlangıcını konu alır. Başrollerini Sam Shepard, Ed Harris ve Scott Glenn’in paylaştığı yapım, test pilotlarının korkusuzluğunu ve havacılıktan uzay çağına geçişin heyecan verici ve tehlikeli atmosferini başarıyla yansıtır.
64. Johnny Guitar (Nicholas Ray, 1954)
Nicholas Ray’in yönettiği 1954 yapımı bu kült Western, güçlü bir kadın bar sahibi olan Vienna ile ezeli düşmanı Emma arasındaki gerilimi odağına alır. Joan Crawford ve Sterling Hayden’ın başrollerini paylaştığı film, silahşor Johnny Guitar’ın gelişiyle alevlenen nefret, kıskançlık ve toplumsal linç kültürünü ustalıkla işleyen bir başyapıt.

63. Love Streams (John Cassavetes, 1984)
John Cassavetes’in yönettiği 1984 yapımı film, duygusal çöküş yaşayan iki kardeşin, Robert ve Sarah’nın hikâyesini anlatır. Başrollerini Cassavetes ve Gena Rowlands’ın paylaştığı bu sarsıcı dram, sevginin doğasını, yalnızlığı ve aile bağlarını sürrealist bir atmosferle işler. İnsan ilişkilerinin kırılganlığına dair son derece samimi ve unutulmaz bir başyapıt.
62. The Shining (Stanley Kubrick, 1980)
Stanley Kubrick’in yönettiği 1980 yapımı kült korku filmi, kışın kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenen Jack Torrance’ın hikâyesini anlatır. Jack Nicholson ve Shelley Duvall’ın başrollerini paylaştığı yapım, oteldeki doğaüstü güçlerin etkisiyle Jack’in deliliğe sürüklenişini ve ailesi için oluşturduğu ölümcül tehdidi klostrofobik bir atmosferle beyaz perdeye taşır.
61.Eyes Wide Shut (Gözü Tamamen Kapalı/ Stanley Kubrick, 1999)
Stanley Kubrick’in son başyapıtı olan 1999 yapımı film, eşinin sadakatsizlik itirafıyla sarsılan Dr. Bill Harford’ın New York yeraltı dünyasındaki gizemli ve cinsel gerilim dolu yolculuğunu anlatır. Başrollerini Tom Cruise ve Nicole Kidman’ın paylaştığı yapım; evlilik, sadakat ve gizli cemiyetlerin karanlık ritüellerini rüya benzeri bir atmosferle sorgulayan bir dram.
60. Blue Velvet (Mavi Kadife/David Lynch, 1986)
David Lynch’in yönettiği 1986 yapımı bu kült neo-noir, bir tarlada kesik kulak bulan Jeffrey Beaumont’un, kasabasının karanlık yeraltı dünyasına çekilmesini anlatır. Kyle MacLachlan, Isabella Rossellini ve Dennis Hopper’ın başrollerini paylaştığı film; röntgenleme, saplantı ve kötülüğün doğasını sürrealist bir atmosferle işleyen sarsıcı bir sinema deneyimi sunar.
59. One Flew Over the Cuckoo’s Nest ( Guguk Kuşu/Miloš Forman, 1975)
Milos Forman’ın yönettiği 1975 yapımı bu başyapıt, hapis cezasından kurtulmak için deli taklidi yapan Randle McMurphy’nin bir akıl hastanesine sevk edilmesini konu alır. Jack Nicholson ve Louise Fletcher’ın başrollerini paylaştığı film, otoriter Hemşire Ratched ile özgür ruhlu McMurphy arasındaki çatışma üzerinden bireyin sistemle olan sarsıcı mücadelesini işler.
58. The Shop Around the Corner (Ernst Lubitsch, 1940)
Ernst Lubitsch’in yönettiği 1940 yapımı bu romantik komedi, Budapeşte’deki bir dükkanda birbirine tahammül edemeyen iki iş arkadaşının, farkında olmadan mektuplaşarak birbirlerine aşık olmalarını anlatır. James Stewart ve Margaret Sullavan’ın başrollerini paylaştığı film; samimiyet, gurur ve yanlış anlaşılmalar üzerine kurulu, sinema tarihinin en zarif ve içten yapımlarından biri.
57. Crimes and Misdemeanors (Suçlar ve Kabahatler /Woody Allen, 1989)
Woody Allen’ın yönettiği 1989 yapımı bu film, bir göz doktorunun cinayete varan etik dışı seçimleri ile bir belgeselcinin varoluşsal sancılarını iç içe anlatır. Martin Landau ve Woody Allen’ın başrollerini paylaştığı yapım; suç, suçluluk duygusu ve Tanrı’nın adaleti gibi derin ahlaki temaları dram ile kara mizahı harmanlayarak sorgular.
56. Back to the Future (Geleceğe Dönüş/Robert Zemeckis, 1985)
Robert Zemeckis’in yönettiği 1985 yapımı bu kült bilimkurgu, Marty McFly’ın çılgın bilim insanı Doc Brown’ın zaman makinesiyle kazara 1955 yılına gidişini anlatır. Michael J. Fox ve Christopher Lloyd’un başrollerini paylaştığı film, Marty’nin kendi varlığını kurtarmak için geçmişteki anne ve babasını bir araya getirme mücadelesini eğlenceli ve heyecan dolu bir dille işler.
55. The Graduate (Aşk Mevsimi/Mike Nichols, 1967)
Mike Nichols’ın yönettiği 1967 yapımı bu kült film, üniversiteden yeni mezun olan Benjamin Braddock’un geleceğine dair yaşadığı boşluğu ve karmaşayı konu alır. Dustin Hoffman ve Anne Bancroft’un başrollerini paylaştığı yapım, Benjamin’in babasının ortağının karısı Bayan Robinson ile yaşadığı yasak ilişki üzerinden gençlik, yabancılaşma ve toplumsal beklentileri etkileyici bir dille işler.
54. Sunset Boulevard (Sunset Bulvarı/ Billy Wilder, 1950)
Billy Wilder’ın yönettiği 1950 yapımı bu kara film, unutulmuş sessiz sinema yıldızı Norma Desmond’ın şatafatlı ama trajik dünyasını anlatır. William Holden ve Gloria Swanson’ın başrollerini paylaştığı yapım, başarısız bir senaristin bu görkemli malikaneye sığınmasıyla gelişen saplantı, hırs ve Hollywood’un acımasız yüzünü işleyen sinema tarihinin en büyük başyapıtlarından biri.

53. Grey Gardens (Boz Bahçeler/Albert and David Maysles, Ellen Hovde and Muffie Meyer, 1975)
Albert ve David Maysles tarafından yönetilen 1975 yapımı bu kült belgesel, Jackie Kennedy’nin akrabaları olan “Büyük” ve “Küçük” Edie Beale’in hikâyesini anlatır. Harabeye dönmüş malikanelerinde dış dünyadan izole yaşayan bu anne-kızın eksantrik yaşamlarını, geçmişe dair özlemlerini ve karmaşık ilişkilerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren sarsıcı bir yapım.
52. The Wild Bunch (Vahşi Belde/Sam Peckinpah, 1969)
Sam Peckinpah’ın yönettiği 1969 yapımı bu epik Western, değişen dünyaya ayak uyduramayan yaşlı bir haydut çetesinin Meksika sınırındaki son büyük soygun girişimini anlatır. William Holden ve Ernest Borgnine’ın başrollerini paylaştığı film, şiddetin estetik kullanımı ve sadakat temasıyla sinema tarihinde devrim yaratan, geleneksel Western kalıplarını yıkan bir başyapıt.
51. Touch of Evil (Orson Welles, 1958)
Orson Welles’in yönettiği 1958 yapımı bu kara film, ABD-Meksika sınırında patlayan bir bombanın ardından gelişen yozlaşmış bir soruşturmayı anlatır. Charlton Heston, Janet Leigh ve Orson Welles’in başrollerini paylaştığı yapım, dürüst bir dedektif ile karanlık yöntemlere sahip yerel bir polis şefi arasındaki çatışma üzerinden adalet ve ahlakı sorgulayan bir film.

50. His Girl Friday (Howard Hawks, 1940)
Howard Hawks’ın yönettiği 1940 yapımı bu klasik screwball komedisi, hırslı bir gazete editörü olan Walter Burns’ün, evlenip işi bırakmaya hazırlanan eski eşi ve en iyi muhabiri Hildy Johnson’ı geri kazanma çabasını anlatır. Cary Grant ve Rosalind Russell’ın başrollerini paylaştığı film, baş döndürücü hızdaki diyalogları ve habercilik dünyasının etik karmaşasını işleyen eğlenceli hikâyesiyle tanınır.

49. Days of Heaven (Terrence Malick, 1978)
Terrence Malick’in yönettiği 1978 yapımı bu görsel şölen, 20. yüzyıl başlarında Teksas’taki bir çiftlikte çalışan mevsimlik işçilerin trajik hikâyesini anlatır. Richard Gere, Brooke Adams ve Sam Shepard’ın başrollerini paylaştığı film; aşk, ihanet ve kıskançlık üçgenini, doğanın büyüleyici görüntüleri ve Oscar ödüllü sinematografisi eşliğinde şiirsel bir dille beyaz perdeye aktarır.
48. A Place in the Sun (George Stevens, 1951)
George Stevens’ın yönettiği 1951 yapımı bu dram, hırslı bir gencin zenginlik hayalleri ile trajik aşkı arasında sıkışmasını anlatır. Montgomery Clift, Elizabeth Taylor ve Shelley Winters’ın başrollerini paylaştığı film; sınıfsal farklılıklar, tutku ve vicdan azabı ekseninde gelişen olaylarla Amerikan Rüyası’nın karanlık yüzünü ve bir adamın felakete sürüklenişini etkileyici biçimde işler.

47. Marnie (Alfred Hitchcock, 1964)
Alfred Hitchcock’un yönettiği 1964 yapımı bu psikolojik gerilim, travmaları nedeniyle hırsızlık yapan gizemli Marnie ile onu suçüstü yakalayıp evlenmeye zorlayan Mark’ın hikâyesini anlatır. Tippi Hedren ve Sean Connery’nin başrollerini paylaştığı film, çocukluk korkuları ve bastırılmış anıların insan ruhundaki derin izlerini Hitchcockvari bir gizem ve estetikle sorgulayan sarsıcı bir yapımdır.

46. It’s a Wonderful Life (Şahane Hayat/ Frank Capra, 1946)
Frank Capra’nın yönettiği 1946 yapımı bu klasik, intiharın eşiğine gelen hayırsever iş adamı George Bailey’nin hikâyesini anlatır. James Stewart ve Donna Reed’in başrollerini paylaştığı film, bir meleğin George’a o hiç doğmasaydı dünyanın nasıl bir yer olacağını göstermesiyle, bir insanın hayatının çevresindekiler için ne kadar değerli olduğunu kanıtlayan iç ısıtıcı bir başyapıt.

45. The Man Who Shot Liberty Valance (Kahramanın Sonu/John Ford, 1962)
John Ford’un yönettiği 1962 yapımı bu kült Western, bir senatörün kanunsuz haydut Liberty Valance’ı öldüren adam olarak ünlenişinin ardındaki gerçek hikâyeyi anlatır. John Wayne, James Stewart ve Lee Marvin’in başrollerini paylaştığı film, vahşi Batı’nın yerini kanunlara bırakışını, efsaneler ile gerçekler arasındaki ince çizgiyi sorgulayan derin bir dram.

44. Sherlock Jr (Buster Keaton, 1924)
Buster Keaton’ın yönettiği ve başrolünde yer aldığı 1924 yapımı bu sessiz sinema şaheseri, projeksiyoncu bir gencin rüyasında film perdesinin içine girerek usta bir dedektife dönüşmesini anlatır. Kathryn McGuire’ın da eşlik ettiği yapım, dönemi için devrim niteliğindeki görsel efektleri ve yaratıcı aksiyon sahneleriyle sinema sanatının sınırlarını zorlayan eşsiz bir komedi.

43. Letter from an Unknown Woman (Max Ophüls, 1948)
Film, genç bir kadının, kendisini hatırlamayan bir piyaniste duyduğu ömür boyu süren karşılıksız aşkı konu alır. Joan Fontaine ve Louis Jourdan’ın başrollerini paylaştığı yapım, mektuplar aracılığıyla anlatılan hikâyesiyle tutku, sadakat ve unutulmuş hatıraları işleyen zarif bir başyapıt.

42. Dr Strangelove (Stanley Kubrick, 1964)
Stanley Kubrick’in yönettiği 1964 yapımı bu kara mizah şaheseri, kontrolden çıkan bir generalin Sovyetler Birliği’ne nükleer saldırı emri vermesiyle başlayan küresel krizi anlatır. Peter Sellers’ın üç farklı rolde devleştiği film; George C. Scott ve Sterling Hayden ile birlikte, nükleer savaş tehdidini ve bürokrasinin absürtlüğünü hicveden sinema tarihinin en güçlü hicivlerinden biri.

41. Rio Bravo (Kahramanlar Şehri/Howard Hawks, 1959)
Howard Hawks’ın yönettiği 1959 yapımı bu klasik Western, küçük bir kasaba şerifinin, güçlü bir toprak ağasının katil kardeşini hapiste tutma mücadelesini anlatır. John Wayne, Dean Martin ve Ricky Nelson’ın başrollerini paylaştığı film; dostluk, gurur ve dayanışma temalarını ağırbaşlı bir tempo ve unutulmaz karakter dinamikleriyle işleyen bir tür şaheseri.

40. Meshes of the Afternoon (Maya Deren and Alexander Hammid, 1943)
Maya Deren ve Alexander Hammid tarafından yönetilen 1943 yapımı bu deneysel kısa film, bir kadının gördüğü kâbus benzeri rüyalar üzerinden insan psikolojisinin derinliklerine iner. Maya Deren’in aynı zamanda başrolünde olduğu yapım; sembolik objeler, tekrarlayan döngüler ve yenilikçi kurgusuyla avangart sinemanın en etkileyici ve öncü örneklerinden biri olarak kabul edilir.

39. The Birth of a Nation (Bir Ulusun Doğuşu/ DW Griffith, 1915)
D.W. Griffith’in yönettiği 1915 yapımı bu tartışmalı sessiz film epotiği, Amerikan İç Savaşı ve sonrasındaki Yeniden Yapılanma dönemini iki aile üzerinden anlatır. Lillian Gish’in başrolde olduğu yapım, teknik açıdan sinema dilini devrimcileştirse de, Ku Klux Klan’ı yücelten ırkçı yaklaşımı ve tarihsel çarpıtmaları nedeniyle sinema tarihinin en çok tartışılan eserlerinden biri.
38. Jaws (Steven Spielberg, 1975)
Steven Spielberg’in yönettiği 1975 yapımı bu gerilim başyapıtı, turistik bir adayı tehdit eden devasa bir beyaz köpekbalığı ile üç adamın mücadelesini anlatır. Roy Scheider, Robert Shaw ve Richard Dreyfuss’un başrollerini paylaştığı film, “blockbuster” çağını başlatırken, unutulmaz müziği ve yarattığı amansız korkuyla sinema tarihinin en ikonik yapımlarından biri oldu.
37. Imitation of Life (Zehirli Hayat/Douglas Sirk, 1959)
Douglas Sirk’in yönettiği 1959 yapımı bu dram, dul bir oyuncu ile siyahi hizmetçisinin paralel yaşamlarını ve kızlarıyla olan çatışmalarını anlatır. Lana Turner ve Juanita Moore’un başrollerini paylaştığı film; ırkçılık, sınıfsal kimlik ve fedakarlık temalarını işlerken, beyaz gibi görünmeye çalışan bir genç kızın trajik hikâyesi üzerinden toplumsal önyargıları derinden sorgular.

36. Star Wars (Yıldız Savaşları/George Lucas, 1977)
George Lucas’ın yönettiği 1977 yapımı bu epik bilimkurgu, genç Luke Skywalker’ın galaksiyi zalim İmparatorluk’tan kurtarmak için bir direnişe katılmasını anlatır. Mark Hamill, Harrison Ford ve Carrie Fisher’ın başrollerini paylaştığı film; Jedi şövalyeleri, Güç ve unutulmaz karakterleriyle sinemada yeni bir çağ başlatarak modern popüler kültürün en büyük efsanesine dönüştü.
35. Double Indemnity (Çifte Tazminat/ Billy Wilder, 1944)
Başrollerini Fred MacMurray ve Barbara Stanwyck’in paylaştığı bu kara film, bir sigortacının baştan çıkarıcı bir kadınla iş birliği yaparak kocasını öldürüp tazminat alma planını anlatır. Suç, ihanet ve kaçınılmaz sonu işleyen türünün en önemli eserlerinden.

34. The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü/Victor Fleming, 1939)
Victor Fleming’in yönettiği 1939 yapımı bu fantastik klasik, bir fırtınayla Oz Diyarı’na sürüklenen Dorothy’nin eve dönüş çabasını anlatır. Judy Garland’ın başrolünde olduğu filmde; Korkuluk, Teneke Adam ve Korkak Aslan eşliğinde çıkılan yolculuk, dostluk ve cesaret temalarını ikonik şarkılar ve büyüleyici bir görsellikle işleyerek sinema tarihinin en sevilen yapımlarından olmuştur.
33. The Conversation (Francis Ford Coppola, 1974)
Francis Ford Coppola’nın yönettiği 1974 yapımı bu psikolojik gerilim, işinde uzman olan ancak giderek paranoyaklaşan ses dinleme uzmanı Harry Caul’un hikâyesini anlatır. Gene Hackman’ın başrolünde olduğu film; kaydedilen bir konuşmanın ardından ortaya çıkan ahlaki çıkmazları, yalnızlığı ve mahremiyetin kaybını soğuk savaş atmosferinde usta işi bir ses tasarımıyla işleyen bir başyapıttır.
32. The Lady Eve (Preston Sturges, 1941)
Preston Sturges’ın yönettiği 1941 yapımı bu romantik komedi, zengin ve saf bir yılan uzmanı ile onu dolandırmaya çalışan çekici bir kumarbazın hikâyesini anlatır. Barbara Stanwyck ve Henry Fonda’nın başrollerini paylaştığı film; kılık değiştirme, intikam ve aşk temalarını zekice kurgulanmış diyaloglar ve absürt durumlarla işleyen sinemanın en neşeli klasiklerinden biri.

31. A Woman Under the Influence (Etki Altında Bir Kadın /John Cassavetes, 1974)
John Cassavetes’in 1974 yapımı bu sarsıcı bağımsız dramı, ruhsal dengesizliklerle mücadele eden bir ev kadını olan Mabel ile onu anlamakta güçlük çeken kocası Nick’in fırtınalı ilişkisini konu alır. Gena Rowlands ve Peter Falk’ın unutulmaz performanslarıyla öne çıkan film, evlilik kurumundaki çaresizliği, sevgiyi ve bireyin toplum içindeki kırılganlığını son derece samimi ve ham bir gerçeklikle yansıtır.

30. Some Like It Hot (Bazıları Sıcak Sever/ Billy Wilder, 1959)
Billy Wilder’ın yönettiği 1959 yapımı bu unutulmaz komedi, bir cinayete tanık olan iki müzisyenin mafyadan kaçmak için kadın kılığına girip bir kadın bando takımına katılmasını anlatır. Marilyn Monroe, Tony Curtis ve Jack Lemmon’ın başrollerini paylaştığı film; kimlik karmaşası, aşk ve absürt durumları zekice işleyen sinema tarihinin en iyi komedilerinden biri.

29. Raging Bull (Kızgın Boğa/Martin Scorsese, 1980)
Martin Scorsese’nin yönettiği 1980 yapımı bu biyografik dram, boksör Jake LaMotta’nın yükselişini ve kendi içindeki öfke nedeniyle yaşadığı trajik düşüşü anlatır. Robert De Niro’nun başrolünde devleştiği, Joe Pesci’nin ona eşlik ettiği film; kıskançlık, şiddet ve kefaret temalarını etkileyici bir siyah-beyaz görsellikle işleyen sinema tarihinin en güçlü karakter çalışmalarından biridir.
28. Pulp Fiction (Ucuz Roman/Quentin Tarantino, 1994)
Quentin Tarantino’nun yönettiği 1994 yapımı bu kült film, yolları beklenmedik şekilde kesişen iki tetikçi, bir boksör ve iki soyguncunun hikâyesini anlatır. John Travolta, Samuel L. Jackson, Uma Thurman ve Bruce Willis’in başrollerini paylaştığı yapım; doğrusal olmayan kurgusu, keskin diyalogları ve popüler kültür göndermeleriyle sinema dünyasında devrim yaratmış bir suç başyapıtı.
27. Barry Lyndon (Stanley Kubrick, 1975)
Stanley Kubrick’in yönettiği 1975 yapımı bu epik dönem filmi, 18. yüzyıl Avrupa’sında İrlandalı bir köylünün hırsıyla asiller sınıfına yükselişini ve ardından gelen çöküşünü anlatır. Ryan O’Neal ve Marisa Berenson’ın başrollerini paylaştığı yapım, doğal ışık kullanımı ve tabloyu andıran görselliğiyle kader, şans ve sınıf mücadelesini işleyen bir görsel şölen niteliğinde.
26. Killer of Sheep (Koyun Katili/Charles Burnett, 1978)
Charles Burnett’in yönettiği 1978 yapımı bu bağımsız dram, Los Angeles’ta bir mezbahada çalışan Stan’in gündelik hayatına ve geçim mücadelesine odaklanır. Henry G. Sanders’ın başrolünde olduğu film, Watts bölgesindeki siyahi toplumun yoksulluk içindeki onurlu direnişini, aile bağlarını ve hayallerini son derece şiirsel ve gerçekçi bir siyah-beyaz görsellikle beyaz perdeye taşır.
25. Do the Right Thing (Spike Lee, 1989)
Spike Lee’nin yazıp yönettiği 1989 yapımı bu sarsıcı dram, Brooklyn’de yılın en sıcak gününde artan ırksal gerilimin patlama noktasına ulaşmasını konu alır. Spike Lee, Danny Aiello ve Giancarlo Esposito’nun başrollerini paylaştığı film; mahalledeki bir pizzacı üzerinden toplumsal adaletsizliği, önyargıları ve şiddeti canlı renkler ve eşsiz bir üslupla sorgulayan sinematik bir manifestodur.
24. The Apartment (Billy Wilder, 1960)
Billy Wilder’ın yönettiği 1960 yapımı bu trajikomik başyapıt, terfi alabilmek için dairesini üst yöneticilerinin kaçamaklarına tahsis eden sigorta memuru C.C. Baxter’ın hikâyesini anlatır. Jack Lemmon ve Shirley MacLaine’in başrollerini paylaştığı film; kurumsal yozlaşmayı, yalnızlığı ve aşkı, hüzün ile mizahı harmanlayan son derece etkileyici ve zamansız bir dille beyaz perdeye aktarır.
23. Annie Hall (Woody Allen, 1977)
Woody Allen’ın yönettiği 1977 yapımı bu modern klasik, komedyen Alvy Singer ile hayat dolu Annie Hall’un inişli çıkışlı ilişkisini ve ayrılık süreçlerini konu alır. Woody Allen ve Diane Keaton’ın başrollerini paylaştığı film; dördüncü duvarı yıkan anlatımı, nevrotik mizahı ve ilişkilerin karmaşıklığını işleyen yenilikçi tarzıyla romantik komedi türünü kökten değiştirdi.
22. Greed (Hırs/ Erich von Stroheim, 1924)
Erich von Stroheim’ın yönettiği 1924 yapımı bu sessiz sinema devi, bir piyangodan çıkan büyük ikramiyenin üç arkadaşın hayatını ve ahlakını nasıl mahvettiğini anlatır. Gibson Gowland ve ZaSu Pitts’in başrollerini paylaştığı film, insanın açgözlülüğünü ve ruhsal çöküşünü gerçekçi bir üslupla işleyerek, sinema tarihinin en etkileyici dramlarından biri kabul edilir.

21. Mulholland Drive (David Lynch, 2001)
David Lynch’in yönettiği 2001 yapımı bu neo-noir gizem, Hollywood’da aktris olma hayalleri kuran Betty ile hafızasını kaybetmiş bir kadının yollarının kesişmesini anlatır. Naomi Watts ve Laura Elena Harring’in başrollerini paylaştığı film; rüya ile gerçekliğin iç içe geçtiği, kimlik, saplantı ve hayal kırıklıklarını işleyen sürrealist bir sinema başyapıtı.
20. Goodfellas (Sıkı Dostlar/ Martin Scorsese, 1990)
Martin Scorsese’nin yönettiği 1990 yapımı bu suç dramı, Henry Hill adındaki bir gencin mafya dünyasına girişini ve otuz yıla yayılan yükseliş ile çöküş öyküsünü anlatır. Ray Liotta, Robert De Niro ve Joe Pesci’nin başrollerini paylaştığı film; sadakat, hırs ve ihaneti usta işi bir kurgu ve gerçekçi bir atmosferle işler.
19. Taxi Driver (Taksi Şöförü/ Martin Scorsese, 1976)
Martin Scorsese’nin yönettiği 1976 yapımı bu psikolojik dram, Vietnam sonrası New York’un yozlaşmış sokaklarında gece taksi şoförlüğü yapan Travis Bickle’ın yabancılaşmasını anlatır. Robert De Niro ve Jodie Foster’ın başrollerini paylaştığı film; yalnızlık, saplantı ve adaleti arayan bir adamın şiddet dolu cinnetini usta işi bir atmosferle beyaz perdeye taşır.
18. City Lights (Şehir Işıkları/Charlie Chaplin, 1931)
Charlie Chaplin’in yazıp yönettiği ve başrolünde olduğu 1931 yapımı bu sessiz sinema şaheseri, Şarlo’nun görme engelli bir çiçekçi kıza aşık olmasını ve onun ameliyat parasını bulmak için verdiği çabayı anlatır. Virginia Cherrill’in eşlik ettiği film; hüzün ile mizahı harmanlayan, insanlık onurunu ve karşılıksız sevgiyi işleyen unutulmaz bir klasik.
17. The Gold Rush (Altına Hücum /Charlie Chaplin, 1925)
Charlie Chaplin’in yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı 1925 yapımı bu sessiz sinema klasiği, Şarlo’nun Alaska’daki altın arayışı sırasında yaşadığı maceraları konu alır. Georgia Hale’in eşlik ettiği film; açlık, yalnızlık ve aşk temalarını “ayakkabı yeme” gibi ikonik sahnelerle birleştiren, mizah ile hüznü ustaca harmanlayan zamansız bir başyapıt.
16. McCabe & Mrs Miller (Robert Altman, 1971)
Robert Altman’ın yönettiği 1971 yapımı bu modern Western, kumarbaz McCabe ile hayat kadını Mrs. Miller’ın uzak bir kasabada iş birliği yaparak bir genelev kurmalarını anlatır. Warren Beatty ve Julie Christie’nin başrollerini paylaştığı film; kapitalizm, yalnızlık ve kader temalarını karlı atmosferi ve Leonard Cohen şarkılarıyla işleyen sarsıcı bir klasiktir.
15. The Best Years of Our Lives (Hayatımızın En Güzel Yılları/William Wyler, 1946)
William Wyler’ın yönettiği 1946 yapımı bu dram, İkinci Dünya Savaşı’ndan dönen üç askerin sivil hayata uyum sağlama sürecindeki duygusal ve fiziksel zorluklarını konu alır. Fredric March, Dana Andrews ve Myrna Loy’un başrollerini paylaştığı film; travma, aile bağları ve toplumsal değişimi son derece samimi ve gerçekçi bir dille işleyen bir başyapıt.
14. Nashville (Robert Altman, 1975)
Robert Altman’ın yönettiği 1975 yapımı bu epik dram, Nashville’deki bir müzik festivali öncesinde yolları kesişen 24 farklı karakterin hikâyesini anlatır. Keith Carradine, Lily Tomlin ve Ned Beatty gibi geniş bir kadronun yer aldığı film; Amerikan siyasetini ve şöhret kültürünü müzik üzerinden hicveden, doğaçlamaya dayalı eşsiz bir başyapıt.
13. North by Northwest (Alfred Hitchcock, 1959)
Alfred Hitchcock’un başyapıtlarından North by Northwest (1959), bir reklamcı olan Roger Thornhill’in (Cary Grant), işlemediği bir cinayetle suçlanıp gizemli bir casus şebekesinden kaçışını konu alır. Eva Marie Saint ve James Mason’ın eşlik ettiği film, ikonik uçak sahnesi ve Mount Rushmore’daki finaliyle casusluk sinemasının zirvesi.
12. Chinatown (Çin Mahallesi/ Roman Polanski, 1974)
Roman Polanski’nin yönettiği Chinatown (1974), 1930’ların Los Angeles’ında özel dedektif Jake Gittes’in (Jack Nicholson), basit bir aldatma vakasını araştırırken yolsuzluk ve ensestle örülü devasa bir komploya sürüklenişini işler. Faye Dunaway, Jack Nicholson ve John Huston’ın başrolde olduğu film, sinema tarihinin en kusursuz senaryolarından birine sahip, karanlık bir neo-noir şaheseri.
11. The Magnificent Ambersons (Orson Welles, 1942)
Orson Welles’in yönettiği The Magnificent Ambersons (1942), zengin bir ailenin teknolojik değişim ve toplumsal dönüşüm karşısındaki çöküşünü konu alır. Joseph Cotten ve Dolores Costello’nun başrolde olduğu film, şımarık mirasçı George’un kibrini ve kaybedilen bir devrin hüznünü, Welles’in devrimsel sinematografisi ve derinlikli anlatımıyla işleyen dramatik bir klasik eser.
10. The Godfather Part II (Baba II/ Francis Ford Coppola, 1974)
Francis Ford Coppola’nın yönettiği The Godfather Part II (1974), Corleone ailesinin kökenlerini ve Michael’ın (Al Pacino) gücünü koruma mücadelesini iç içe anlatır. Robert De Niro’nun genç Vito Corleone’yi canlandırdığı film; ihanet, aile ve yozlaşma temalarını işleyen, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en güçlü devam halkası ve suç epiği.
9. Casablanca (Michael Curtiz, 1942)
Michael Curtiz imzalı Casablanca (1942), İkinci Dünya Savaşı sırasında eski aşkı Ilsa (Ingrid Bergman) ile yolu kesişen Rick Blaine’in (Humphrey Bogart) ahlaki ikilemini konu alır. Direniş lideri kocasıyla kaçmaya çalışan Ilsa ve Rick arasındaki imkansız aşkı işleyen film; fedakarlık, onur ve unutulmaz diyaloglarıyla sinemanın en ikonik romantik dramı.
8. Psycho (Sapık/Alfred Hitchcock, 1960)
Alfred Hitchcock imzalı Psycho (1960), patronunun parasını çalan Marion Crane’in (Janet Leigh), kaçarken sığındığı Bates Motel’de gizemli Norman Bates (Anthony Perkins) ile tanışmasını konu alır. Sinema tarihinin en ünlü duş sahnesine sahip olan bu kült eser, kimlik ve delilik temalarını işleyen, gerilim türünü sonsuza dek değiştiren bir başyapıt.
7. Singin’ in the Rain (Stanley Donen and Gene Kelly, 1952)
Gene Kelly ve Stanley Donen imzalı Singin’ in the Rain (1952), Hollywood’un sessiz sinemadan sesli döneme geçiş sancılarını mizahi bir dille anlatır. Gene Kelly, Debbie Reynolds ve Donald O’Connor’ın başrollerde devleştiği film; muazzam koreografileri, neşeli şarkıları ve unutulmaz yağmur dansıyla sinema tarihinin en sevilen müzikal filmlerinden biri.
6. Sunrise (Şafak/FW Murnau, 1927)
F.W. Murnau’nun yönettiği Sunrise: A Song of Two Humans (1927), başka bir kadının etkisiyle karısını (Janet Gaynor) öldürmeyi planlayan bir köylünün (George O’Brien) vicdan azabını ve yeniden doğan aşkını konu alır. Şiirsel sinematografisiyle sessiz dönemin zirvesi kabul edilen film, sadakat ve bağışlama üzerine kurulu görsel bir şaheser.
5. The Searchers (Çöl Aslanı/John Ford, 1956)
John Ford’un yönettiği The Searchers (1956), iç savaş gazisi Ethan Edwards’ın (John Wayne), Comancheler tarafından kaçırılan yeğenini kurtarmak için çıktığı yıllar süren saplantılı arayışı konu alır. Jeffrey Hunter ve Natalie Wood’un eşlik ettiği film; muazzam sinematografisi ve intikam temasıyla sinema tarihinin en etkileyici ve derinlikli Western başyapıtı.
4. 2001: A Space Odyssey (Stanley Kubrick, 1968)
Stanley Kubrick’in yönettiği 2001: A Space Odyssey (1968), insanlığın evrimini ve yapay zeka HAL 9000 ile olan mücadelesini konu alan epik bir bilim kurgu. Keir Dullea ve Gary Lockwood’un başrolde olduğu film, gizemli bir monolit aracılığıyla varoluşun sınırlarını ve uzay yolculuğunu, devrimsel görsel efektler ve felsefi bir derinlikle işleyen eşsiz bir başyapıt.
3. Vertigo (Alfred Hitchcock, 1958)
Alfred Hitchcock’un yönettiği Vertigo (1958), yükseklik korkusu nedeniyle emekli olan dedektif Scottie’nin (James Stewart), eski bir dostunun eşini (Kim Novak) takip ederken saplantılı bir aşka sürüklenişini konu alır. Suç, gizem ve psikolojik derinliği buluşturan film, yenilikçi kamera teknikleri ve sarsıcı finaliyle sinema tarihinin en büyük yapıtlarından ve en iyi Amerikan filmlerinden biri.
2. The Godfather (Baba/Francis Ford Coppola, 1972)
Francis Ford Coppola’nın yönettiği The Godfather (1972), güçlü bir mafya ailesinin reisi olan Don Vito Corleone’nin (Marlon Brando) imparatorluğunu ve oğlu Michael’ın (Al Pacino) suç dünyasına çekilişini işler. James Caan ve Robert Duvall’ın eşlik ettiği film; güç, sadakat ve aile temalarını işleyen, sinema tarihini kökten değiştiren destansı bir başyapıt. Film Mario Puzo’nun aynı adlı romanından uyarlama.
1. Citizen Kane (Yurttaş Kane/Orson Welles, 1941)
Orson Welles’in yönettiği ve başrolünde oynadığı Citizen Kane (1941), medya devi Charles Foster Kane’in ölmeden önceki son sözü olan “Rosebud”ın gizemini araştıran bir muhabirin hikayesini konu alır. Joseph Cotten’ın da yer aldığı film, yenilikçi teknikleri ve güç ile yalnızlık temalı derin anlatımıyla modern sinemanın en önemli yapıtı.


BBC Culture’ın dünya genelindeki film eleştirmenleriyle yaptığı ankete göre hazırlanan “Tüm Zamanların En İyi 100 Amerikan Filmi” listesinde, en çok filmi bulunan 10 yönetmen:
| Yönetmen | Film Sayısı | Listedeki Filmleri |
| Alfred Hitchcock | 5 | Vertigo (3), Psycho (8), North by Northwest (13), Marnie (47), Notorious (68) |
| Billy Wilder | 5 | The Apartment (24), Some Like It Hot (30), Double Indemnity (35), Sunset Boulevard (54), Ace in the Hole (100) |
| Stanley Kubrick | 5 | 2001: A Space Odyssey (4), Barry Lyndon (27), Dr. Strangelove (42), Eyes Wide Shut (61), The Shining (62) |
| Steven Spielberg | 5 | Jaws (38), Close Encounters (75), Schindler’s List (78), Raiders of the Lost Ark (82), E.T. (91) |
| Howard Hawks | 4 | Rio Bravo (41), His Girl Friday (50), Red River (66), Bringing Up Baby (83) |
| Francis Ford Coppola | 4 | The Godfather (2), The Godfather Part II (10), The Conversation (33), Apocalypse Now (90) |
| Martin Scorsese | 4 | Taxi Driver (19), Goodfellas (20), Raging Bull (29), Mean Streets (93) |
| Orson Welles | 3 | Citizen Kane (1), The Magnificent Ambersons (11), Touch of Evil (51) |
| John Ford | 3 | The Searchers (5), The Man Who Shot Liberty Valance (45), Stagecoach (77) |
| Charlie Chaplin | 3 | The Gold Rush (17), City Lights (18), Modern Times (67) |
Bu Yazıyı Beğendiyseniz Bunlar da İlginizi Çekebilir:



