Last Updated on 23 Ekim 2025 by Aslıhan Demiralay
Ophelia-John Everett Millais
Sir John Everett Millais tarafından yapılan Ophelia, ressamın 1851-1852 yıllarında yaptığı bir çalışma. Shakespeare’in ünlü oyunu Hamlet’te ki Ophelia’dan ilham alan eser karakter Danimarka’da nehirde boğulmadan önce şarkı söylerken resmedilmiş.
Ünlü tablo güünümüzde Londra Tate Britain ‘de sergileniyor. İlk kez Kraliyet Akademisi’nde sergilenen yağlı boya tablo o dönemde karışık tepkiler alsa da zarafeti ile resim dünyasında yerini aldı.
Oyun sırasında Kraliçe Gertrude tarafından anlatılan, genellikle oyunda canlandırılmayan bir sahnenin tasviri. Edebiyatta Ophelia’nın ölümü en şiirsel tasvir edilmiş ölüm olarak anılır. Ophelia’nın kolları iki yana açılmış duruşu azizlere ithaf edilen resimlerde görülen bir özellik aynı zamanda.
Resim nehir kenarında ki doğal yapının tasviri ile de ön plana çıkar. Hamlet’de Danimarka da ki bir nehir tasvir edilse de ressam Millais bu tabloyu Surrey’de ki Hogsmil Nehri kıyısında yaptı. Nehirdeki çiçekler Shakespeare’in Hamlet oyununda Ophelia’nın topladığı çiçekler baz alınarak çizildi.
Ressam Millais üyesi olduğu Pre-Raphaelite Brotherhood (PRB) sanatçı grubunun ilkelerine sadık kalarak parlak renkler kullandı ve detaylara çok önem verdi. Millais tabloyu iki aşamada yaptı öncelikle çevreyi ve doğayı çizen ressam daha sonra Ophelia’yı resme ekledi. Resmi boyarken karşılaştığı rüzgar nedeniyle ressam için bir kulübe yapıldı içinde durarak rüzgarın etkisi en aza indirmeye çalıştı.
Tabloda Ophelia sembolik anlamları olan bitkilerle çevrili. Bunlardan bazıları:
- ağlayan söğüt-üzüntü
- ısırgan otları-acı
- güller-sevgi ve güzellik
- hercai menekşeleri-düşünceler
- unutma beni çiçekleri-bellek
- papatyalar-masumiyet
- gelincikler ve menekşeler-ölüm
Söğüt dalları arasında tünemiş olan ardıç kuşu. Ophelia oyunda bir ardıç kuşundan söz eder.
Tuval üzerine yağlı boya olan tablo, 76×112 cm boyutlarında.
Sazlıklarda sarımsı lekeler, yıllar geçtikçe orijinal boyanın kaybolması ile oluşmuş.

Tabloda ki Ophelia için kendisi de sanatçı olan ve o sırada 19 yaşında olan Elisabeth Siddal modellik yaptı. Millais’in stüdyosunda ki küvette günlerce poz veren Siddal resim bittiğinde ciddi şekilde üşütmüş ve hastalanmıştı. Elisabeth Siddal daha sonra İngiliz ressam Dante Gabriel Rosetti ile evlendi.
İlk olarak sergilendiği yıllarda iyi eleştiriler almayan tablonun değeri daha sonra anlaşıldı. Özellikle 1906 yılında Japon yazar Natsume Soseki bir kitabında “kayda değer bir güzellik “olarak bu tablodan bahsedince Japonya’da çok popüler oldu.1998 ve 2008’de Tokyo’da sergilendi.
John Everett Millais
John Everett Millais ise 1829 yılında Southampton’da doğdu ve 1896 yılında Londra’da hayatını kaybetti. Ressam ve illüstratördü. The Order of Release Millais isminde ki tablosunda arkadaşının eşi Effie Gray’i model olarak kullandı. Effie ve John birbirlerine aşık olup evlendiler ve 8 çocukları oldu. Effie Gray’in hikayesi 2014 yılında çekilen aynı isimli filme de konu oldu. Ressam aynı zamanda kitaplar içinde çizimler yaptı özellikle ünlü yazarlar Anthony Trollope ve Alfred Tennyson’un kitapları için yaptığı çalışmalar dikkat çekti. Millais’e sanata katkılarından dolayı 1885 yılında Baronetlik unvanı verildi ve bu unvanı alan ilk ressam oldu.
En ünlü tablosu Ophelia‘ydı.

🎨 John Everett Millais’in En Önemli Eserleri
The Boyhood of Raleigh (1870)
– Deniz kenarında genç Raleigh’in bir denizciden hikâyeler dinlediği sahne; keşif ruhunu ve İngiliz macera idealini yüceltir.

Ophelia (1851–1852)
– Shakespeare’in Hamlet oyunundaki Ophelia karakterini suya batarken resmeder. Sanat tarihinin en ünlü trajik kompozisyonlarından biridir.
Christ in the House of His Parents (1850)
– Hz. İsa’yı çocukken, ailesinin marangoz atölyesinde gösteren tartışmalı bir tablo; dönemin dini temsillerini sarsmıştır.

The Blind Girl (1856)
– İki genç kız figürüyle, görme engelli birinin dünyayı algılayışını sembolik biçimde anlatır. Duygusal derinliğiyle ünlüdür.
The Order of Release (1853)
– Bir kadının savaş esiri kocasını serbest bıraktırması sahnesi; aşk, sadakat ve kahramanlık temalarını işler.
Autumn Leaves (1856)
– Çocukluk, masumiyet ve ölüm kavramlarını sonbahar atmosferinde simgesel biçimde ele alır.
Mariana (1851)
– Yalnızlık ve bekleyişi konu alan tablo, Shakespeare ve Tennyson’dan esinlenmiştir. Güçlü renkler ve sembollerle dikkat çeker.

The Vale of Rest (1858)
– Mezarlıkta dua eden rahibelerle ölüm ve huzur temasını işler; koyu tonlarıyla Millais’in olgun dönemine geçişini simgeler.

Bubbles (1886)
– Masum bir çocuğun sabun köpüklerine bakışını tasvir eder. Döneminde büyük popülerlik kazanmış, hatta reklamlarda kullanılmıştır.
A Huguenot (1852)
– Farklı dinlere mensup iki sevgilinin trajik ayrılığını konu alır; dini hoşgörüsüzlüğe karşı insancıl bir mesaj taşır.





