Last Updated on 4 Ocak 2026 by Aslıhan Demiralay
Sinemanın ilk yıllarından beri en çok dikkat çeken film konularından biri de korku filmleri. Günümüzde en çok gişe elde eden filmler genellikle korku filmleri ve süper kahraman filmleri, geçmişte günümüze korku filmlerine bir bakış…
En İyi Korku Filmleri
The Birds (Kuşlar/1963)
Gerilim türünün efendisi Alfred Hitchcock’un en ikonik yapıtlarından biri olan 1963 yapımı The Birds (Kuşlar), doğanın insana karşı açıklanamaz başkaldırısını konu alan bir sinema başyapıtı. Filmin senaryosu, Daphne du Maurier’in aynı adlı kısa öyküsünden yola çıkılarak Evan Hunter tarafından kaleme alındı. Filmde klasik bir film müziği yerine sadece stilize edilmiş kuş seslerinin ve sessizliğin kullanılması, Hitchcock’un dahi vizyonunun bir kanıtıdır.
Filmin oyuncu kadrosunda, bu yapımla sinemaya adım atan ve Hitchcock’un “buzul sarışınları” ekolünün temsilcisi olan Tippi Hedren başrolde. Ona Rod Taylor, Jessica Tandy ve Suzanne Pleshette eşlik ediyor. Konu, varlıklı Melanie Daniels’ın, avukat Mitch Brenner’ın peşinden sakin sahil kasabası Bodega Bay’e gitmesiyle başlar. Ancak bu huzurlu atmosfer, farklı türlerden binlerce kuşun aniden ve vahşice insanlara saldırmaya başlamasıyla dağılır. Kuşların neden saldırdığına dair hiçbir açıklama yapılmaması, filmin yarattığı tekinsiz korkuyu zamansız kılmaktadır.
Başarıları açısından bakıldığında, film 36. Akademi Ödülleri’nde En İyi Görsel Efekt dalında Oscar adaylığı elde etti. Yaklaşık 3.3 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen yapım, sadece ABD’de 11.4 milyon dolar hasılat yaparak büyük bir gişe başarısı yakaladı. Sinematografisi ve o dönem için devrim niteliğindeki özel efektleriyle türünün öncüsü kabul edilen bu klasiğin IMDb puanı ise 7,6.

Saw(Testere/2004)
Daha sonra bir seriye dönüşen ilginç film. Birbirini tanımayan iki kişi bir odada uyanır. Her ikisi de oraya nasıl geldiğini hatırlamaz. Geçen zaman içinde bir seri katilin oyununda bir piyon olduklarını keşfederler. James Wan’ın yönettiği filmin senaryosu da James Wan ve Leigh Whannell’e ait. Baş rollerde Cary Elwes, Danny Glover ve Leigh Whannell yer alıyor. Düşük bütçeli bağımsız sayılabilecek film gişede büyük başarı elde etti. 1.200.000 dolara mal olan film, Dünya çapında 100 milyon dolardan fazla hasılat elde etti.
Filmle ilgili ilginç notlara gelirsek, yapımın pre-production’u sadece 5 gün sürdü. Tüm filmin çekimi toplam 18 günde tamamlandı. BBC’nin haberine göre yapım-hasılat oranına göre en karlı korku filmi oldu. Film doğrudan video piyasası için yapıldı ancak ilk gösterimlerde elde edilen olumlu görüşler nedeniyle sinemalarda gösterime girdi. Ünlü aktör Danny Glover’ın tüm sahnelerinin çekimi toplam 2 günde tamamlandı. Devam filmleri aynı etkiyi yaratmasa da sinema tarihine geçen bir seri oldu.

Repulsion (Tiksinti/1965)
Psikolojik gerilim türünün en saf ve sarsıcı örneklerinden biri olan 1965 yapımı Repulsion (Tiksinti), yönetmen Roman Polanski’nin “Apartman Üçlemesi”nin ilk ve en karanlık halkasıdır. Filmin senaryosu Polanski ile Gérard Brach tarafından kaleme alınmış olup, yönetmenin İngilizce çektiği ilk film olma özelliğini taşır.
Filmin kadrosunda, o dönem henüz genç bir yetenek olan ve bu filmdeki performansıyla dünya çapında starlaşan Catherine Deneuve (Carol) başroldedir. Ona Yvonne Furneaux, Ian Hendry ve John Fraser eşlik eder. Konu, Londra’da yaşayan ve erkeklere karşı derin bir fobi ile tiksinti duyan Belçikalı Carol’ın zihinsel çöküşünü anlatır. Kız kardeşi tatile gidip Carol’ı evde yalnız bıraktığında, genç kadının bastırılmış korkuları dehşet verici halüsinasyonlara dönüşür. Duvarların çatlaması, koridorlardan çıkan eller ve zaman algısının yitimi, Carol’ı geri dönülemez bir şiddet sarmalına sokar.
Başarıları açısından değerlendirildiğinde, Repulsion Oscar ödülleri töreninde bir adaylık elde edemedi, ancak Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı (Jüri Özel Ödülü) kazanarak sinema tarihinde derin bir iz bıraktı. Yaklaşık 300 bin dolarlık oldukça düşük bir bütçeyle çekilmesine rağmen, eleştirel başarısı sayesinde bağımsız sinema ölçeğinde iyi bir gişe performansı sergiledi. Siyah-beyaz sinematografisiyle klostrofobiyi doruk noktasına çıkaran bu kült yapımın IMDb puanı ise 7,6.
Roman Polanski’nin bu filmle başlayan “Apartman Üçlemesi”nin diğer filmleri ise Rosemary’nin Bebeği (Rosemary’s Baby/1968) ve Kiracı (The Tenant/1976)

Jaws (1975)
Sinema tarihinde “yaz hiti” (blockbuster) kavramını başlatan 1975 yapımı Jaws, gerilim türünün zirve noktalarından biri kabul edilir. Filmin yönetmenliğini, bu yapımla dünya çapında bir fenomene dönüşen genç Steven Spielberg üstlendi. Senaryosu ise Peter Benchley’nin çok satan romanından Benchley ve Carl Gottlieb tarafından sinemaya uyarlandı.
Filmin oyuncu kadrosunda, Amity Adası’nın polis şefi Martin Brody rolünde Roy Scheider, hırslı deniz biyoloğu Matt Hooper rolünde Richard Dreyfuss ve köpekbalığı avcısı Quint rolünde devleşen Robert Shaw yer alıyor. Konu, turistik bir kasabanın plajlarına dadanan devasa bir beyaz köpekbalığının yarattığı dehşeti ve onu durdurmak için denize açılan bu üç zıt karakterin amansız mücadelesini anlatır. John Williams’ın o meşhur ve ürpertici iki notalık tema müziği, köpekbalığı ekranda görünmese bile korkuyu zirveye taşımayı başardı.
Başarıları açısından Jaws, 48. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kurgu, En İyi Ses ve En İyi Özgün Müzik dallarında 3 Oscar kazandı, ayrıca En İyi Film dalında aday gösterildi. Sadece 9 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen film, dünya çapında 470 milyon dolardan fazla hasılat yaparak o döneme kadar çekilmiş en kârlı film unvanını aldı. Sinema tekniklerini ve pazarlama stratejilerini kökten değiştiren bu başyapıtın IMDb puanı ise 8,1.

Suspiria (1977)
Ünlü yönetmen Dario Argento’nun kült filmi. Prestijli bir Alman bale akademisinde yeni gelen Amerikalı öğrenci bazı ilginç şeyler keşfeder. Bu arada okulda cinayetle de işlenir. Ancak bu cinayetler aslında okulda bulunan daha büyük bir sorunu paravanıdır. Yönetmen Dario Argento’nun senaryosunu Daria Nicolodi ile birlikte yazdığı filmde Jessica Harper, Stefania Casini ve Flavio Bucci baş rolde yer alıyor.
Korku filmleri denilince akla gelen ilk yönetmenlerden Dario Argento’nun klasik filmi.
Argento’nun baş yapıtı olarak görülen filmin 2018 yılında Dakota Johnson’ın baş rolde olduğu bir yeniden çevrimi de yapıldı.

Get Out (Kapan/2017)
2017 yılının sürpriz filmlerinden biri. Jordan Peele’in senaryosunu yazıp yönettiği filmde Daniel Kaluuya, Allison Williams, Catherine Keener, Bradley Whitford ve Caleb Landry Jones baş rolde. Beyaz bir sevgilisi olan siyahi bir genç adam, hafta sonu kız arkadaşını ailesiyle tanışmaya gider. Başta her şey yolunda görünse de büyük sürprizler yaşanmak üzeredir. En iyi orijinal senaryo dalında Oscar kazanan film ayrıca en iyi film, en iyi erkek oyuncu (Daniel Kaluuya) ve en iyi yönetmen(Jordan Peele) dallarında da Oscar’a aday oldu. 4,5 milyon dolara mal olan film Dünya çapında 255 milyon dolardan fazla hasılat elde etti. IMDB puanı:7,7.

The Exorcist (Şeytan/1973)
12 yaşındaki bir çocuk gizemli bir güç tarafından ele geçirilince annesi 2 rahipten çocuğunu kurtarması için yardım ister. Şeytan çıkarma filmleri furyasının başlamasına sebep olan yapımın daha sonra devam filmleri de çekildi. William Friedkin’in yönettiği filmin senaryosu, William Peter Blatty’nin romanından yine Blatty tarafından yazıldı. Baş rollerde Ellen Burstyn, Max von Sydow,Jason Miller ve Linda Blair baş rolde. En iyi uyarlama senaryo(William Peter Blatty) ve en iyi ses dallarında Oscar kazanan film, toplam 10 dalda bu ödüle aday oldu. 11 milyon dolara mal olan film Dünya çapında 441 milyon dolardan fazla gişe başarısı elde etti. IMDB puanı:8,0.
Film aynı zamanda usta aktör Lee J.Cobb’un hayatını kaybetmeden önce oynadığı son filmlerden biri. Cobb yapımda Teğmen Kinderman rolünde yer alıyor. The Exorcist 3 filminde Teğmen Kinderman rolünde George C.Scott yer aldı.
Film çekilmeye başlamadan önce Father Karras rolü için Jack Nicholson düşünüldü fakat yönetmen Friedkin, Nicholson’ın yeterince kutsal görünmediğini düşündüğü için rol Jason Miller’a gitti. Father Merrin rol için ise Marlon Brando düşünüldü ancak yine yönetmen Friedkin itiraz etti. Çünkü Brando büyük bir yıldızdı ve filmde rol alırsa bu bir Brando filmi olarak anılacaktı.

Sinister (Lanet/2012)
Eski popüler günlerine dönmek isteyen bir gerçek suç yazarı, ailesiyle taşındığı yeni evde araştırmakta olduğu bir cinayete ait kanıtlar bulur. Gerilimin bir an durmadığı filmin yönetmeliğini Scott Derrickson yaparken senaryo ise Derrickson ve C.Robert Cargill’e ait. Baş rollerde Ethan Hawke, Juliet Rylance, James Ransone ve Fred Thompson yer alıyor. 3 milyon dolar bütçesi olan film Dünya çapında 82 milyon dolardan fazla gişe elde etti. 2015 yılında bir de devam filmi çekildi. IMDB puanı: 6,8.
Senarist Robert Cargill filmin konusunu Halka filmini izledikten sonra gördüğü bir kabustan etkilenerek oluşturdu. Baş roldeki Ethan Hawke filmde bir yazarı canlandırıyor, oyuncu gerçek hayatta da 2 roman yazdı. The Hottest State (1996) ve 2002 yılında basılan Ash Wednesday.

Halloween (1978)
Modern korku sinemasında “slasher” türünün temellerini atan ve “saf kötülüğün” simgesi Michael Myers karakterini hayatımıza sokan 1978 yapımı Halloween (Yabancı), sinema tarihinin en etkili düşük bütçeli yapımlarından biri. Filmin yönetmenliğini, aynı zamanda o unutulmaz ve tekinsiz tema müziğini de besteleyen John Carpenter üstlendi. Senaryosu ise Carpenter ve yapımcı Debra Hill tarafından kaleme alındı.
Filmin kadrosunda, bu yapımla sinema dünyasına adım atan ve “Scream Queen” (Çığlık Kraliçesi) unvanını kazanan Jamie Lee Curtis başrolde yer alıyor. Ona, katilin takıntılı doktoru Sam Loomis rolünde usta oyuncu Donald Pleasence eşlik eder. Konu, 1963 yılında henüz 6 yaşındayken kız kardeşini öldüren Michael Myers’ın, 15 yıl sonra kapatıldığı akıl hastanesinden kaçarak memleketi Haddonfield’a geri dönmesini işler. Myers, bembeyaz maskesiyle sessiz bir gölge gibi gençleri takip etmeye başlar; hedefindeki ana isim ise Laurie Strode’dur.
Başarıları açısından bakıldığında, film Oscar ödülleri töreninde bir adaylık elde edemedi; ancak bağımsız sinema tarihinin en kârlı işlerinden biridir. Sadece 325 bin dolarlık mini bir bütçeyle çekilen yapım, dünya çapında 70 milyon dolar hasılat elde ederek büyük bir fenomene dönüştü. Minimalist tarzı, özgün kamera açıları ve gerilimi tırmandıran temposuyla türün öncüsü kabul edilen filmin IMDb puanı ise 7,7.

Poltergeist (Kötü Ruh/1982)
1980’li yıllardan gelen bir korku filmi. Daha sonra adı lanetliye çıkan filmin yönetmeni, korku filmlerinden tanıdığımız Tobe Hopper. Steven Spielberg’in hikayesinden Spielberg’in kendisi, Michael Grais ve Mark Victor tarafından yazılan senaryosu yazıldı. Bir mezarlığın üzerine inşa edilen evde yaşayan aile başlarda sorun yaşamaz. Ancak bir süre sonra hayaletler evde yaşayan aileye musallat olur ve evin küçük kızını bir başka boyuta kaçırırlar.
Filmin baş rollerinde Craig T.Jones, JoBeth Williams, Dominique Dunne, Zelda Rubinstein ve Heather O’Rourke yer aldı. Filmin lanetli olduğu söylentileri ise ailenin küçük kızını canlandıran Heather O’Rourke’un 1988 yılında henüz 13 yaşında kalp rahatsızlığından hayatını kaybetmesi ve ablasını oynayan aktris Dominique Dunne’ın da henüz 22 yaşındayken, filmin gösterime girdiği yıl bir cinayete kurban gitmesi. Ayrıca filmde anneyi canlandıran JoBeth Williams’da filmde oynarken bazı tuhaf olayların meydana geldiğini açıkladı.
Etrafında oluşan lanet imalarıyla birlikte en iyi korku filmlerinden biri.
Günümüzde acı olaylarla da hatırlanan film gösterime girdiğinde büyük bir başarı elde etti. 10 milyon dolar bütçeyle çekilen film, 77 milyon dolardan fazla hasılat elde etti. Sonraki yıllarda devam filmleri de çekilen yapım en iyi görsel efekt, en iyi ses efekti ve en iyi müzik dallarında, toplam 3 Oscar ödülüne aday oldu. IMDB puanı: 7,3.

The Fly(Öldüren Arzu/1958)
1950’lerin bilimkurgu ve korku sinemasının en ikonik ve akılda kalıcı örneklerinden biri olan 1958 yapımı The Fly (Sinek), döneminin “teknolojik korku” anlayışını başarıyla yansıtan bir klasik. Filmin yönetmenliğini Kurt Neumann üstlendi. Senaryosu ise George Langelaan’ın kısa öyküsünden, daha sonra ünlü bir romancı ve yönetmen olarak tanınacak olan James Clavell tarafından kaleme alındı.
Filmin kadrosunda, talihsiz bilim insanı André Delambre rolünde David Hedison (o dönem Al Hedison olarak geçer), eşi Helene rolünde Patricia Owens ve korku sinemasının efsanevi sesi Vincent Price yer alıyor. Konu, maddeyi ışınlamayı başaran bir cihaz geliştiren André’nin hikayesini anlatır. André, cihazı kendi üzerinde test etmeye karar verir; ancak kabine kendisiyle birlikte giren bir sinek, atomlarının birbirine karışmasına neden olur. André, dev bir sinek kafası ve koluyla dehşet içinde kalırken, asıl trajedi “insan kafalı küçük sineğin” hayatta kalma çabasında gizlidir.
Başarıları açısından değerlendirildiğinde, film Oscar ödülleri töreninde bir adaylık elde edemedi, ancak türünün en saygın örnekleri arasında yerini aldı. Yaklaşık 450-500 bin dolarlık mütevazı bir bütçeyle çekilen yapım, dünya çapında 3 milyon dolardan fazla hasılat yaparak 20th Century Fox için büyük bir finansal başarıya dönüştü. Özellikle finaldeki “Help me!” (Bana yardım edin!) sahnesiyle hafızalara kazınan bu kült yapımın IMDb puanı ise 7,0.

Vuelven (Tigers Are Not Afraid/2017)
Meksika’dan gelen bu korku filminde 10 yaşındaki bir çocuk olan Estrella’nın 3 dileği vardır. Bu dileklerden biri annesinin geri dönmesidir ve bir gün annesi geri döner. Ancak kadın ölür ve bu kez her yerde Estrella’nın peşindedir. Annesinin hayaletinden korunmak isteyen çocuk yetimlerden oluşan bir çeteye katılır. Issa López’in yazıp, yönettiği filmin baş rollerinde Paolo Lara ve Juan Ramón López yer alıyor. Filmin IMDB notu:7,0.
Filmin kadrosunda bulunan çocuk oyuncular tamamen amatör isimler. Bu filmin çekimleri başlamadan önce çocuk oyuncular bir oyunculuk koçu ile çalışmalara katıldılar.
Filmin çekimleri sırasında senaryonun kronolojik sırası takip edildi ve çocukların doğal tepkilerinin yakalanması için tüm senaryoyu görmelerine izin verilmedi.
Guillermo Del Toro’nun hazırladığı en iyi filmler listesinde 8 numarada yer aldı. Usta korku yazarı Stephen King “ Bu hem sert hem de dokunaklı bir film. 2 dakika sonra onun büyüsüne kapıldım” dedi.

Phantom der Nacht (Vampir Nosferatu/1979)
Alman sinemasının aykırı dehası Werner Herzog’un imzasını taşıyan 1979 yapımı Nosferatu the Vampyre (Nosferatu: Gecenin Hayaleti), F.W. Murnau’nun 1922 yapımı sessiz klasiğine ve Bram Stoker’ın Dracula romanına sunulmuş büyüleyici bir saygı duruşu. Filmin hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlenen Herzog, hikayeyi sadece bir korku öyküsü olmaktan çıkarıp melankolik bir şiire dönüştürdü.
Filmin kadrosunda, Herzog ile olan fırtınalı iş birliğiyle tanınan Klaus Kinski, sinema tarihinin en hüzünlü ve ürkütücü Kont Dracula yorumlarından birini sergiler. Ona, Lucy Harker rolünde duru güzelliğiyle Isabelle Adjani ve Jonathan Harker rolünde usta oyuncu Bruno Ganz eşlik ediyor. Konu, Jonathan Harker’ın Transilvanya’daki şatoya yaptığı yolculukla başlar. Ancak bu versiyonda Dracula, ölümsüzlüğün getirdiği sonsuz yalnızlıktan bitkin düşmüş bir figürdür. Lucy’ye duyduğu tutkuyla Wismar’a doğru yola çıkarken, yanında binlerce fare ve ölümcül bir veba salgını getirerek şehri karanlığa gömer.
Başarıları açısından değerlendirildiğinde, film Oscar ödülleri töreninde bir adaylık almadı; ancak Berlin Film Festivali’nde En İyi Prodüksiyon Tasarımı dalında Gümüş Ayı kazandı. Yaklaşık 1 milyon dolar gibi mütevazı bir bütçeyle çekilen yapım, ticari bir gişe canavarı olmasa da eleştirmenlerden tam not alarak kült statüsüne erişti. Pop-ol’un hipnotize edici müzikleriyle desteklenen bu atmosferik başyapıtın IMDb puanı ise 7,4.

A Quiet Place (Sessiz Bir Yer/2018)
2018 yapımı A Quiet Place (Sessiz Bir Yer), sessizliği bir korku unsurundan ziyade temel bir hayatta kalma mekaniğine dönüştüren, modern korku-gerilim sinemasının en özgün örneklerinden biri. Filmin yönetmenliğini, aynı zamanda başrolü de üstlenen John Krasinski yaptı. Senaryosu ise Bryan Woods ve Scott Beck’in orijinal hikayesinden yola çıkılarak Krasinski tarafından geliştirildi.
Filmin kadrosunda, gerçek hayatta da evli olan John Krasinski ve Emily Blunt başrolleri paylaşırken, onlara genç yetenekler Millicent Simmonds ve Noah Jupe eşlik eder. Konu, en ufak bir sese bile duyarlı olan kör ama ölümcül yaratıkların dünyayı istila ettiği bir kıyamet sonrası atmosferde geçer. Abbott ailesi, işaret dili kullanarak ve her adımlarını planlayarak tam bir sessizlik içinde yaşamak zorundadır. Ancak ailenin yeni bir bebek bekliyor olması, bu sessizliği korumayı imkansız bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
Başarıları açısından film, 91. Akademi Ödülleri’nde En İyi Ses Kurgusu dalında Oscar adaylığı elde etti. Yaklaşık 17-21 milyon dolarlık oldukça düşük bir bütçeyle çekilmesine rağmen, dünya çapında 341 milyon dolar hasılat elde ederek devasa bir gişe başarısına imza attı. İzleyiciyi koltuğuna çivileyen atmosferi ve duygusal derinliğiyle dikkat çeken yapımın IMDb puanı: 7,5.
Dead Ringers (Ölü İkizler/1988)
İkizlerle ilgili korkuları körükleyen filmlerden biri. Mantle kardeşler her ikisi de jinekolog olan ikiz kardeşlerdir. Fiziksel olarak ayırt edilemeyen kardeşlerden biri diğerine göre daha öz güvenli ve kadınlarla ilişkilerinde daha dominanttır. Öz güvenli kardeşin bir kadından sıkıldığında birlikte olduğu kadını, bu kadının haberi olmadan erkek kardeşine bırakmak gibi tuhaf bir alışkanlığı vardır. Bu düzen öz güveni düşük olan kardeşin aşık olması ile değişir.
David Cronenberg’in yönettiği filmin senaryosu yönetmen Cronenberg ve Norman Snider tarafından Bari Wood ve Jack Geasland’ın kitabından uyarlandı. İkiz kardeşleri Oscar’lı oyuncu Jeremy Irons canlandırıyor. Filmde ayrıca Geneviève Bujold ve Stephen Lack’de rol alıyor.
Filmde ikiz rolü için Robert De Niro düşünülse de, aktör bir jinekoloğu oynarken kendini rahat hissetmeyeceği için rolü kabul etmedi. Bari Wood ve Jack Geasland’ın 1977 yılında basılan kitabı Twins filmin senaryosunun temeli oldu.
Yaşanmış gerçek bir olaydan ilham alan film, 1975 yılında New York’da ölü bulunan tek yumurta ikizi iki jinekolog kardeş Stewart ve Cyril Marcus’un hikayesinden etkiler taşır. En iyi korku filmleri denildiğinde akla ilk gelen filmlerden.

Ich seh, Ich seh (Ölümcül Oyun/2014)
İkiz erkek çocuklar anneleri ile yeni bir eve taşınırlar. Anneleri yüzünü değiştiren bir plastik cerrahi ameliyatı geçirir. Ameliyat bandajları açıldığında karşılarında tanımadıkları bir kadınlar karşılaşırlar. Avusturya yapımı filmin yönetmenliğini Severin Fiala ve Veronika Franz yaparken, senaryoyu da Fiala ve Franz yazdı. İkiz kardeşleri Lukas ve Elias Schwarz canlandırırken anne rolünde ise Susanne Wuest yer aldı.
İkiz kardeşleri oynaması için yapım aşamasında 240 ikiz kardeşle rol için deneme çekimi yapıldı. Avusturya’nın Oscar aday adayı olan film son 5 yapım arasına kalamadı.

The Omen (Kehanet/1976)
Robert ve Katherine Thorne çifti bir bebek beklemektedir. Ancak doğumda bebeklerinin öldüğünü öğrenen baba, rahibin tavsiyesiyle bir başka bebeği evlat edinir. Fakat zaman geçtikçe Robert yaptığı hatanın farkına varır. Richard Donner’ın çektiği filmin senaryosu David Seltzer’in elinden çıkma. Baş rollerde usta aktör Gregory Peck, Lee Remick, David Warner ve Harvey Stephens rol alıyor. En iyi orijinal müzik dalında Oscar alan film, en iyi şarkı dalında da bu ödüle aday oldu. Sonraki yıllarda tekrar çevrilen film tam bir korku klasiği.

Rosemary’s Baby (Rosemary’nin Bebeği/1968)
Ira Levin’in aynı adlı romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini Roman Polanski üstlendi. Polanski filmin senaryosunu da yazdı. Filmin baş rollerinde Mia Farrow, John Cassavetes ve Ruth Gordon yer alıyor.
Rosemary ve Guy Woodhouse yeni bir çiftti ve hayallerinde ki daireye taşınırlar. Yeni evlerinde yaşlı komşularıyla da arkadaş olan Woodhouse’lar zamanla tuhaf olaylar yaşamaya başlar. Guy bu durumdan rahatsız olmazken; Rosemary hamileliğinin de etkisiyle olayları ciddiye alır.
İki dalda Oscar’a aday olan Rosemary’nin Bebeği filmi Ruth Gordon’la en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ını kazandı. Filmin IMDB puanı: 8,0.

Weapons (Silahlar/2025)
Weapons, 2022’de Barbarian ile fırtınalar estiren Zach Cregger’ın hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlendiği, yılın en çok konuşulan korku/gerilim projelerinden biri. Filmin başrolünde, projeden ayrılmak zorunda kalan Pedro Pascal’ın yerine gelen Josh Brolin yer alıyor. Kadroda ayrıca Julia Garner, Alden Ehrenreich, Benedict Wong ve Amy Madigan gibi yıldız isimler bulunuyor. Konu olarak; Paul Thomas Anderson’ın Magnolia filmine benzer bir anlatı yapısıyla, bir kasabada geçen, birbiriyle kesişen, doğaüstü ve karanlık bir “korku destanı” sunuluyor. Özellikle kaybolan lise öğrencileri ve kasabanın karanlık geçmişi merkeze alınıyor.
Misery (Ölüm Kitabı/1990)
Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan 1990 yapımı Misery (Ölüm Kitabı), sinema tarihinin en ikonik psikolojik gerilim ve klostrofobi örneklerinden biri. Filmin yönetmen koltuğunda, o dönemde türler arası başarısıyla tanınan Rob Reiner otururken; senaryo, iki Oscar ödüllü usta yazar William Goldman tarafından kaleme alındı.
Filmin başrollerini, kariyerinin en iyi performansını sergileyen Kathy Bates (Annie Wilkes) ve ona kusursuz bir şekilde eşlik eden James Caan (Paul Sheldon) paylaşıyor. Konu, ünlü roman yazarı Paul Sheldon’ın karlı bir yolda geçirdiği trafik kazası sonrası, kendisini “bir numaralı hayranı” olarak tanıtan eski bir hemşire olan Annie Wilkes tarafından kurtarılmasını anlatır. Ancak Paul, Annie’nin hayranlığının aslında ölümcül bir saplantı olduğunu ve en sevdiği karakteri öldürdüğü için kendisini evde tutsak ederek kitabı yeniden yazmaya zorladığını fark ettiğinde, hayatta kalmak için zekasını kullanmak zorunda kalacağı dehşet verici bir süreç başlar.
Başarıları açısından Misery, korku/gerilim türü için nadir görülen bir başarıya imza attı: Kathy Bates, Annie Wilkes rolüyle 63. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandı. Yaklaşık 20 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen film, dünya çapında 61 milyon dolar civarında bir gişe hasılatı elde ederek ticari bir başarıya ulaştı. Gerilimi bir an bile düşürmeyen bu başyapıtın IMDb puanı ise 7,8.






