Last Updated on 8 Haziran 2026 by Aslıhan Demiralay
Rosemary’nin Bebeği-Rosemary’s Baby
1968 yılından bir korku klasiği Rosmary’nin Bebeği. Hırslı bir aktörle, genç karısının yeni taşındıkları eski bir binada başlarına gelen korkutucu olayın anlatıldığı film hala zevkle izlenen bir yapım. Popüler kültüre de katkılar sağlayan Rosemary’nin Bebeği hakkında ayrıntılar.
Rosemary’nin Bebeği Filmi Konusu
Guy ve Rosemary Woodhouse genç bir çifttir. Guy henüz başarıyı yakalayamamış bir aktördür ve Rosemary ise anne olmayı sabırsızlıkla bekleyen bir ev hanımıdır.
Bu genç çift New York’un eski binalarından olan Bramford’da bir ev kiralarlar. Evin geçmişi ile ilgili tuhaf hikayeler anlatılsa da Rosemary apartmandan çok hoşlandığı için buraya taşınmak ister. Eski evlerinin ve çok yakın oldukları yaşlı komşuları Hutch’ı ardlarında bırakarak Bramford’a yerleşirler.
Bir yandan evi yerleştiren Rosemary bir yandan da binada yaşlı bir çiftin (Castevet Çifti) yanında yaşayan hoş bir kızla arkadaşlık yapmaya başlar. Kızın ani intiharı Castevet çifti ve Woodhouse’ların tanışmasına sebep olur.

Castevet’lerin yemek davetini istemeden kabul eden Rosemary ve Guy bütün akşamı bu renkli insanlarla geçirir. Biraz tuhaf ama görmüş geçirmiş gibi bir havası olan Castevetler giderek Guy ve Rosemary’nin hayatına sızarlar. Rosemary bu yakınlıktan çok hoşlanmasa da Guy onlarla samimiyette bir engel görmez.
Bu arada Guy, yedek oyuncu olduğu tiyatro oyununda, baş rol oynayan aktörün aniden kör olması nedeniyle kariyer basamaklarında hızla yükselmeye başlar.
Bebek yapmaya karar verdikleri gece Rosemary, insana benzemeyen tuhaf gözleri olan bir yaratığın tecavüzüne uğradığı bir kabus görür. O gece hamile kalan genç kadın için hamilelik hiç de düşündüğü gibi gitmeyecektir…

Rosemary’nin Bebeği Filmi Teknik Ayrıntılar
Rosemary’nin Bebeği filmi ünlü yazar Ira Levin’in aynı adlı romanından senaryolaştırıldı. Yapımın senaryosunu yazan Roman Polanski aynı zamanda filmin yönetmenliğini yaptı. Baş rollerde karizmatik aktör John Cassavetes, neredeyse Rosemary rolü için doğmuş gibi görünen Mia Farrow rol alıyor. Castevet çiftini ise Ruth Gordon ve Sidney Blackmer canlandırıyor.
Filmdeki rolüyle yılların deneyimine sahip olan Ruth Gordon en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında hem Oscar hem de Golden Globe ödülü aldı.
Roman Polanski’de en iyi uyarlama senaryo dalında Oscar ve Golden Globe adayı oldu. Mia Farrow’da en iyi kadın oyuncu Golden Globe Ödülü’ne aday gösterildi.
Filmin müzikleri de özellikle dikkate değer, henüz 37 yaşında trajik bir kazada hayatını kaybeden Polonyalı müzisyen Krzysztof Komeda’nın elinden çıkma soundtrack Golden Globe’a aday oldu. Komeda ve Polanski birlikte bir çok filmde birlikte çalıştılar.
Film gösterime girdikten sonra özellikle satanizm ile ilgili tartışmaların odağında yer aldı ancak filmin bu konuyla anılmasının en büyük sebeplerinden biri Charles Manson tarikatından beş kişinin 1969 yılında yönetmen Roman Polanski’nin Los Angeles’da ki evine saldırması oldu. Bu saldırı sırasında Avrupa’da bir film çekiminde olan Polanski zarar görmezken evde bulunan 5 kişi vahşice öldürüldü. Ölenler arasında Polanski’nin 26 yaşındaki 8,5 aylık hamile eşi Sharon Tate de bulunuyordu. Bu korkunç olaydan sonra bazı kişiler Polanski’nin, Rosemary’nin Bebeği filminin lanetine uğradığını ifade ettiler. Bu trajik olay filmin lanetli olduğu gibi bir imajın doğmasına da neden oldu. Canavarca hislerle insanları öldüren katillerin, filmlerden ilham aldığını düşünmek suçu başkalarına atmanın bir yöntemi olsa gerek.
Roman Polanski bu trajik olaydan sonra, açıkça olmasa da azmettirme gibi suçlarla ilişkilendirilse de Charles Manson’un müritlerinin yakalanması sonucu bu işten aklandı. Roman Polanski daha sonra 13 yaşında ki bir kız çocuğuna tecavüzden suçlandı ve bu suç sebebiyle 1978’den beri Birleşik Devletler’e dönmedi.
Quentin Tarantino‘nun Once Upon a Time in… Hollywood (2019) filminde bu korkunç olayın alternatif bir sonunu görmek mümkün. Margot Robbie’nin çizdiği Sharon Tate portresi de izlemeye değer.


Rosemary’S Baby Filminden Doğan Yapımlar
Rosemary’nin Bebeği filminden doğan, kronolojik sırayla orijinal adları, Türkçe adları ve yapım yıllarıyla listelenmiş tüm yapımlar:
1. Look What’s Happened to Rosemary’s Baby (1976)
- Türkçe Adı: Rosemary’nin Bebeğine Bakın / Rosemary’nin Bebeğine Ne Oldu? (Televizyon Filmi)
- Yapım Yılı: 1976
- Detay: Orijinal filmin doğrudan resmi devamı niteliğinde. Rosemary’nin büyüyen bebeği Andrew’un (Adrian) yetişkinlik dönemini ve üzerindeki şeytani tarikat baskısıyla mücadelesini anlatır. Rosemary karakterini bu filmde Patty Duke canlandırdı.
2. Rosemary’s Baby (2014)
- Türkçe Adı: Rosemary’nin Bebeği (Mini Dizi)
- Yapım Yılı: 2014
- Detay: NBC kanalı için çekilen, toplam iki bölümden oluşan modern bir mini dizi uyarlaması. Bu kez hikaye New York yerine Paris’te geçer ve Rosemary karakterine ünlü oyuncu Zoe Saldana hayat verir.
3. Apartment 7A (2024)
- Türkçe Adı: Apartman 7A
- Yapım Yılı: 2024
- Detay: Orijinal hikayenin öncesini konu alan (prequel) bir psikolojik korku filmi. Rosemary ve eşi Guy’ın taşınmasından hemen önce, Bramford Apartmanı’ndaki 7A numaralı dairede yaşayan ve gizemli bir şekilde hayatını kaybeden genç dansçı Terry Gionoffrio’nun (orijinal filmde de kısaca gördüğümüz karakter) tarikatla olan trajik hikayesini merkezine alır. Başrolde Julia Garner yer alıyor.
Ira Levin
Filmin senaryosunun uyarlandığı kitabın yazarı Ira Levin‘den de bahsedelim. Amerikalı yazar Ira Levin 1929 yılında New York’da doğdu. Felsefe ve İngilizce eğitimi alan Levin, üniversitede sonra radyo ve televizyon için senaryo yazmaya başladı. 1953 yılında ilk romanı A Kiss Before Dying yayımlandı. Bu roman 1956 ve 1991 yıllarında filme alındı. Yazarın The Stepford Wives romanı 1975 ve 2004 yıllarında filme çekilirken,A Boys From Brazil isimli romanı da 1978 yılında filme alındı. Ira Levin’in en başarılı tiyatro oyunu Deathrap oldu. Deathrap Broadway’de en uzun süreli gösterimde kalan komedi-gerilim oyunu olarak hafızlara kazındı. Aynı isimle 1982 yılında çok başarılı bir filme de konu oldu. Filmde baş rollerde Christopher Reeve, Michale Caine ve Dyan Cannon yer alırken, yönetmenliğini efsane sinemacı Sidney Lumet yaptı. Ira Levin 2007 yılında Manhattan’da ki evinde kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiğinde ardında 2 Edgar Ödülü 3 çocuk, 4 torun ve çok iyi kitaplar bıraktı.
Ira Levin’in Rosemary’nin Bebeği hakkında sözleri:
“Kendimi Rosemery’nin Bebeği hakkında suçlu hissediyorum. Çünkü The Omen ve The Exorcist’e yol açtı. Şeytana inanan bir nesil ortaya çıktı. Ben Şeytan’a inanmıyorum. Bu kitaplardan bu kadar çok olmasaydı, bu inanış bu kadar güçlenmezdi. Tabi ki telif çeklerinin hiçbirini geri göndermedim.“

Krzysztof Komeda
Krzysztof Trzciński adıyla 27 Nisan 1931’de Poznań (Polonya)’da dünyaya geldi. 1956’da tıp doktoru diploması aldı ve kulak burun boğaz uzmanı olarak çalışmaya başladı. Çocukluk yaşlarından itibaren müzikle içi içe olan Komeda II.Dünya Savaşı’nın başlaması ile müzik eğitimine ara verdi. Witold Kujawski ile lisede tanışan sanatçı 1956 yılından sonra müzik çalışmalarına ağırlık verdi. Polonya’nın en önemli caz piyanistlerinden biri olan Komeda grubuyla birlikte bir çok festivalde müziğini dinleyicilerle buluşturdu. Roman Polanski’nin Nóz w wodzie (Sudaki Bıçak/1962), Cul-de-sac ( Çıkmaz Sokak/1966), Dance of the Vampires( Vampirlerin Dansı/1967) ve Rosemary’s Baby (Rosemary’nin Bebeği/1968) filmlerinin müziklerini yazmasıyla tanınır.
Krzysztof Komeda trajik bir olay sonucu hayatını kaybetti. Aralık 1968’de Los Angeles’da bir partide Polonyalı yazar ve senarist Marek Hłasko, Krzysztof Komeda’yı itti ve düşmesine sebep oldu. Kafa travması geçiren Komeda, Amerika’da yapılan tedaviye cevap vermedi ve memleketi Polonya’ya gönderildi. 23 Nisan 1969’da henüz 37 yaşında hayatını kaybetti. Olayı daha da trajik hale getiren ise Marek Hłasko’nun da Haziran 1969’da vefat etmesi. Suçluluk duygusu yaşadığı bilinen Marek Hłasko yüksek dozda uyku ilacı nedeni ile aramızdan ayrıldı.







