Leopold ve Loeb Vakası

leopold_ve_loeb_vakasi

Leopold ve Loeb Vakası Birleşik Devletler’de yüzyılın suçu olarak adlandırılan günümüzde hala etkisini sürdüren ve tam olarak açıklaması yapılamayan bir vaka.

Leopold ve Loeb vakası ile ilgili ayrıntılara girmeden önce olayı kısaca özetleyelim. Nathan Leopold ve Richard Loeb isimli iki parlak kolej öğrencisi Chicago’da, mükemmel suçu (perfect crime) işleyebilmek için 14 yaşındaki Bobby Franks’i kaçırıp öldürdüler.

Olaya karışan gençlerden biri olan Nathan Leopold Jr. 1904 yılında doğdu. Dahi olarak nitelendirilecek bir zekaya sahip olan genç adam kolej mezuniyetinden sonra Harvard Hukuk Fakültesine gitmek için planlar yaptı. 5 dili akıcı olarak konuşabilen Leopold, ciddi bir kuş gözlemcisiydi.

Richard Loeb ise 1905 yılında doğdu. Michigan Üniversitesi’ni henüz 17 yaşında bitiren Loeb, Leopold’a göre sosyal bir kişilikti ve okulun popüler isimlerinden biriydi.

Üst sınıf ailelere mensup olan iki genç 1920 yılının başından itibaren arkadaşlık etmeye başladılar ve suç konusunun ortak ilgileri olduğunu fark ettiler.

Leopold, Friedrich Nietzsche’nin Übermenschen kavramından etkilendi. Leopold’a göre üstün zekalı insanlar diğer insanların tabi olduğu kurallara bağlı değildi ve bu süper insanlar yaptıkları nedeniyle yargılanamazdı. Öncelikle küçük suçlar işleyen ikili, daha sonra büyük ve mükemmel suçu işlemeye karar verdiler. Mükemmel suç aracılığı ile entellektüel üstünlüklerini de kanıtlayacaklarını düşünüyorlardı.

7 ay boyunca plan yapan ikili önce fidye notu yazmak için bir daktilo çaldılar, olayın gerçekleşeceği gün bir de araba çalan Leopold ve Loeb 21 Mayıs 1924’te, 14 yaşında Bobby Franks’i kaçırdılar.

leni_riefenstahl_hitler_in_yonetmeni
Leni Riefenstahl-Hitler’in Yönetmeni

Loeb suç konusunda daha istekli olan taraf olarak çocuğun kafasına vurdu ve ağzını tıkadı. Bobby Franks daha arabanın içindeyken hayatını kaybetti. çocuğun bedenini bir demir yoluna yarı yarıya gömdüler. Daha önce çaldıkları daktiloyla Franks ailesine 10.000 dolar istediklerine dair bir fidye notu yolladılar. Bobby Franks Chicago’lu zenbgin bir iş adamının oğluydu.

İki arkadaşın beklentileri bazı noktalarda gerçekleşemedi. Öncelikle çocuğun cesedi umduklarından kısa sürede bulundu. Cesedin etrafında inceleme yapan polisler bazı delillere ulaştı ki bu Leopold ve Loeb’in mükemmel suç işleme amacına ulaşamamaları anlamına geliyordu.

Polislerin bulduğu en önemli delil olay yerinde ki bir gözlüktü. Sıradan bir gözlük olmadığı için satıcısına ulaşan polisler, olay zamanı şehirde bulunan kişi olarak Nathan Leopold’a ulaştılar. Bu aşamadan sonra Leopold ve loeb hemen tutuklandı ve fidye mektubunun yazıldığı daktilonun da bulunması davayı güçlendirdi.

Dava döneminde Nathan Leopold’un babası ünlü bir avukat olan Clarence Darrow’u gençleri savunması için savunma ekibinin başına geçirdi.

Clarence Darrow mahkemede 12 saatlik bir konuşma yaparak idam cezasının adaleti getirmediğini daha çok cezalandırmak için kullanılabilecek bir yöntem olduğu üzerine dokunaklı bir konuşma yaptı. Dava sonucunda hakim her birine adam kaçırma için 99’ar yıl ve cinayet içinde ömür boyu hapis cezası verdi.

Leopold ve Loeb Kuzey Illinois Hapis hanesine gönderildiler. Ocak 1936’da Richard Loeb hapis hanede bir başka mahkum tarafından öldürüldü. Nathan Leopold haishanede örnek bir mahkum oldu. Loeb’in ölümünden sonra depresyone girmesine rağmen hapis hane hayatının mahkumlar için iyileştirilmesi çalışmalarına katıldı. 1958 yılında şartlı tahliye ile salıverildi. Hapisten çıktıktan sonra kendine yeni bir hayat kuran Leopold, evlendi, kuş gözlemi hakkında çalıştı ve 1971 yılında kalp krizinden hayatını kaybetti.

lord_lucan_in_gizemli_kaybolusu
Lord Lucan’ın Gizemli Kaboluşu

Leopld Ve Loeb Vakasının Popüler Kültüre Etkisi

1924 yılında gerçekleşen bu korkunç olay, Birleşik Devletler’de yüzyılın suçu olarak değerlendirildi ve popüler kültüre ciddi etkileri oldu. 1948 yılında ünlü yönetmen Alfred Hitchcock bu olaydan esinlenerek 1948 yılında Rope(İp) isimli filmi yönetti. Patrick Hamilton’ın oyunundan adapte edilen filmde, iki zeki ve varlıklı genç adam kendi üstünlüklerini ispatlamak için bir okul arkadaşlarını öldürürler.

1959 yılında direk bu olayın anlatıldığı Compulsion isimli film gösterime girdi. Meyer Levin’in ülkemizde Kaybolan Gençlik adıyla yayınlanan romanından çekilen filmde olaylara sadık kalınırken, kişilerin isimleri değiştirildi.

1992 yılında Swoon isimli bir filmde bu olayı anlatan bir başka yapım.

2002 yılında çekilen Murder By Numbers filmi de iki lise öğrencisinin mükemmel suçu işlemek için sokaktan geçen rastgele bir kızı öldürmeleri konu ediliyor.

Bu Yazıyı Beğendiyseniz Bunlar da İlginizi Çekebilir:

en_iyi_alfred_hitchcock_filmleri
En İyi Alfred Hitchcock Filmleri
dyatlov_gecidi_faciasi
Dyatlov Geçidi Vakası
lord_luca_in_gizemli_kaybolusu
Lord Lucan’ın gizemli Kaybouşu

Bir cevap yazın