The Lobster

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
WhatsApp
the_lobster

Last Updated on 21 Kasım 2022 by Oğuz Aktuna

The Lobster-2015

Uyarı: Makale Filmle İlgili Spoiler Sayılabilecek Bilgiler İçerebilir.

Yorgos Lanthimos, yönettiği spesifik filmlerle sık sık sinema dünyasında gündem oldu. Kimileri onu sinemaya kattığı avangart perspektifinden dolayı tebrik ederken, kimileri de yapmacık ve zorlama buldu. Lanthimos için Yunan yeni dalgasının başkomutanı desek yanlış olmaz.

The Lobster Filmi Konusu

2015 yapımı The Lobster filmiyle karşımıza çıkan Lanthimos, Cannes film festivalinde jüri büyük ödülüne layık görüldü. Başrollerinde Colin Farrel, Ben Whishaw, Rachel Weisz gibi ünlü isimlerin yer aldığı film üç farklı perde olarak tasarlanmış denilebilir; bu üç farklı perde sırasıyla otel, orman ve metropol olarak sıralanıyor. Herhangi bir zamandan bağımsız distopik bir evrende yalnız kalmış, topluma kazandırılmaya çalışılan bir avuç insanın panoraması izleyiciye aktarılıyor. Despot otelin boyunduruğu altında 45 günlük süre zarfında eş bulmaya zorlanan kişiler, eğer bu görevi başaramazlarsa seçtikleri bir hayvana dönüşüyorlar.

sinema_tarihine_gecen_10_kult_film
Sinema Tarihine Geçen 10 Kült Film

Otelde eş bulabilen kişiler şehirde yaşamaya hak kazanıyorlar ve şehirde yaşamak aristokrat bir ayrım oluşturuyor. Otelde eş bulmak sanıldığı gibi basit bir olay değil, seçeceğiniz eşinizin sizinle ortak paydası olmak zorunda. Kişi eğer güler yüzlü ise eşleşeceği insanın da güler yüzlü olması gerekiyor. Mükemmeliyet tamamlandığı zaman kişiler bütünlük kazanıyor. Otelde düzenlenen çeşitli gösterilerle insanlara birer uygulamalı ders veriliyor. Ziyaretçiler otel görevlileri tarafından da zaman zaman tahrik ediliyorlar, bu yolla otelde kalan konukların cinsel duygularının körelmesinin de önüne geçilmiş oluyor. Otelde yaşananlar bunlar iken; dışarıda ormanda otel despotluğuna başkaldırı gösteren bir topluluk daha yaşamını sürdürür. Karakterimiz David otelden kaçar ve yolu bu grubun yanına düşer. Bu girmiş olduğu toplum otelle tam bir tezatlık içerisindedir. Bu toplulukta cinsel ilişki, duygusal bağ gibi şeyler yasaktır. Oteldeki nesnellik burada kendisini tamamen bireyci bir kitle anlayışına bırakmıştır. Herkes kendi öznelliği içerisinde, köşelerine çekilmiştir. David otelde başaramadığı eş bulma sorununu bu toplulukta bulur ve bir kadına aşık olur. Yanlış zaman yanlış adres:

Bir şey hissetmediğin halde bir şey hissediyor gibi yapmak, bir şey hissettiğin halde bir şey hissetmiyor gibi yapmaktan daha zor.”

The Lobster-2015-Trailer

David ile kadın beden dili ile anlaşarak aralarındaki ilişkinin gizli kalmasını sağlamaya çalışırlar. Fakat ilişkileri ortaya çıkar ve kadın cezalandırılarak kör edilir. Ormandan kaçmayı başaran çift, şehirdeki restauranta gider. Final sahnesi akılda kalıcı bir etkiye sahip, sahneyi izlerken zihnimde Bunuel ve Dali’nin Bir Endülüs Köpeği isimli filmi canlandı.

titane_2021
Titane-2021 Son Yılların En Provokatif Filmi

Oteldeki herkes duygusuz birer mekanik robot silüetinde. İnsanların otel despotluğu karşısında savunmasız görüntüsü oldukça vurucu. Otel burada devleti sembolize ediyor desek yanılmış olmayız. Otel bir devlet mekanizması gibi sürekli insanları gözetleyen, katı kurallar koyan, öznellikten insanları uzaklaştıran bir işlevsellik taşıyor. George Orwell’ın big brother örneği gibi her zaman gözetim altındasınız ve kendi benliğinizi difrize kaldırmanızı istiyorlar. Filmde cinsellik ve kapatılma(otel) motifleri bizi refleksif olarak Foucault’a referans olarak götürüyor. 

 Foucault’un öznenin yitimi örneğini de burada kullanabiliriz. Foucault kendinden önceki birçok düşünürün aksine hiyerarşik, homojen bir iktidar dağılımından söz edemeyiz der. İktidarı oluşturan biz insanlarız ve onun bu kadar büyüyebileceğini nereden bilebilirdik? Bizim tasarladığımız bu distopik iktidar organı zamanla kendi mucidi olan insanlıktan koparak merkeziyetsiz bir görünüm kazanmayı başardı. Foucault’un literatüründe sıklıkla karşımıza çıkan kapatılma olayı, otel ile bağdaşıklık gösterir. İktidar tarafından baskılanmış ve kapatılmış, onun düzenine göre yoğrulan insanların mekanikleşmesini gözler önüne serer film. Cinsellik sorunuyla birlikte ortaya atılan durum sadece cinsellik değil, ona bağlı olan iktidar sorunudur aynı zamanda. Foucault bir iktidar mekanizmasının bizim farkında olmadığımız anlarda bize nüfus ettiğini belirtir. Eylemlerimizin, düşüncelerimizin hepsinde belirli bir düzen normunun olduğunu ve bizim de buna göre şekillendiğimizi söyler.

otomatik_portakal
Otomatik Portakal Filmi Ve Özgürlük Sınırı

Cinsellik de bu köklü iktidar veri tabanının birer ağıdır. Cinsellik sadece yargılanan değil, (filmde de örneğini gördüğümüz gibi evlenmeden birlikte olan insanların ayıplanması) aynı zamanda iktidar tarafından yönetilen bir kurum halini almıştır. Doktorların ve uzman kişilerin cinsellik ile ilgili araştırmaları, eğitimcilerin anekdotları hepsi kişilerin üzerinde birer norm levhaları halini almıştır. Ebeveynlerin de iktidarın buyrukları hipnozuna düşüp, çocuklarına iktidarın dayattıklarını salık verdiğini söyleyebiliriz. Kısacası cinsellik ve iktidar birbirleri ile paralellik gösteren iki büyük bileşendir ve The Lobster filmi üzerinden yapısalcı bir okuma yapmak gerekirse Foucault’u es geçmek haksızlık olurdu.

The Lobster-2015 Filmi Teknik Bilgiler

Yorgos Lanthimos’un yönettiği filmin senaryosu yönetmen Lanthimos ve Efthymis Filippou’ya ait. Filmin baş rollerinde Colin Farrell, Rachel Weisz, Jessica Barden ve Olivia Colman yer alıyor.

En İyi orijinal senaryo dalında Oscar adayı olan filmin IMDB puanı: 7,2.

Bu Yazıyı Beğendiyseniz Bunlar da İlginizi Çekebilir:
ölmeden_once_izlenmesi_gereken_35_film
Ölmeden Önce İzlenmesi Gereken 35 Film
seri_katil_filmleri
En İyi Seri Katil Filmleri
en_iyi_distopik_filmler
En İyi Distopik Filmler

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir