Last Updated on 15 Temmuz 2026 by Aslıhan Demiralay

En İyi 2.Dünya Savaşı Filmleri

En iyi İkinci Dünya Savaşı filmleri. 6 yıl süren milyonlarca insanın ölümüne, kaybolmasına, ailesiz kalmasına sebep olan savaş II. Dünya Savaşı. Sadece ölüm değil psikolojik yıkım, açlık, toplama kampları gibi birçok korkunç gerçekle de yüzleşti insanoğlu. Bir çok filme, belgesele ve kitaba konu olan bu savaş sonraki nesillere de ancak bu şekilde aktarılabilir. Bu sebeple II. Dünya Savaşı’nı anlatan en iyi filmler listesi yaptık. İşte en iyi 2.Dünya Savaşı Filmleri.

Clint Eastwood’un yönettiği Letters from Iwo Jima (2006), İkinci Dünya Savaşı’nın en kanlı çarpışmalarından birini Japon askerlerinin gözünden anlatan epik bir başyapıt. Senaryosunu Iris Yamashita’nın kaleme aldığı film, general Tadamichi Kuribayashi ve askerlerinin adayı savunurken ailelerine yazdıkları mektuplardan ilham alır. Başrollerinde Ken Watanabe, Kazunari Ninomiya ve Tsuyoshi Ihara’nın yer aldığı yapım, savaşın insani boyutunu ve çaresizliği muazzam bir dille işler.

Yaklaşık 19 milyon dolar gibi mütevazı bir bütçeyle çekilen film, dünya çapında 71 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek önemli bir ticari başarıya imza attı. Sinema dünyasında derin bir iz bırakan eser, IMDb’de 7.8 gibi yüksek bir puana sahip. Oscar performansıyla da göz dolduran film; En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil 4 dalda Akademi Ödülü’ne aday gösterildi ve En İyi Ses Kurgusu ödülünü kazandı.

Letters From Iwo Jima (Iwo Jima’dan Mektuplar/2006)-Trailer

2.Saving Private Ryan (Er Ryan’ı Kurtarmak/1998)

Steven Spielberg’den bir savaş filmi klasiği. Senaryosunun Steven Rodat’ın yazdığı filmin yönetmeni Steven Spielberg. Tom Hanks, Matt Damon, Tom Sizemore, Edward Burns, Barry Pepper ve Vin Diesel baş rolde.

Filmde Normandiya Çıkarması’nın ardından bir grup askerin, kardeşleri savaşta ölen Er Ryan’ı kurtarmak için düşman hattının ardına geçmesini anlatır.

Gerçek bir olaydan uyarlanan film, yapılan bütün listelerde en iyi II.Dünya Savaşı filmlerinden biri olarak kabul edilir. En iyi yönetmen (Steven Spielberg), en iyi sinematografi, en iyi ses, en iyi kurgu ve en iyi ses efekti dallarında toplan 5 Oscar Ödülü kazandı. Film toplamda 11 dalda bu ödüle aday oldu.

70 milyon dolara mal olan film dünya çapında 482 milyon dolardan fazla hasılat elde etti. Filmin IMDB puanı: 8,6. Hiç kuşkusuz en iyi II. Dünya Savaşı filmlerinden biri.

Er Ryan’ı Kurtarmak (Saving Private Ryan)-1998-Trailer

Alan J. Pakula’ın yönettiği ve senaryosunu William Styron’ın aynı adlı ödüllü romanından uyarlayarak kaleme aldığı Sophie’s Choice (1982), sinema tarihinin en sarsıcı ve yürek burkan dramlarından biri. Film, Auschwitz toplama kampından kurtulmayı başarmış Polonyalı katolik bir göçmen olan Sophie, onun dengesiz sevgilisi Nathan ve aralarına katılan genç yazar Stingo’nun Brooklyn’deki trajik hikayesini merkezine alır. Başrollerinde Meryl Streep, Kevin Kline ve Peter MacNicol’ın yer aldığı yapım, geçmişin silinmeyen hayaletlerini ve vicdan azabını işler.

Yaklaşık 9 milyon dolar bütçeyle çekilen film, dönemi için başarılı sayılabilecek 30 milyon dolar gişe hasılatı elde etti. İzleyicinin hafızasına kazınan bu ağır psikolojik dram, IMDb’de 7.5 puana sahip. Oscar performansında ise 5 dalda Akademi Ödülü’ne aday gösterilen yapım, Meryl Streep’in o meşhur “seçim” sahnesindeki devleşen oyunculuğuyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanmasını sağladı.

Sophie’s Choice (Sophie’nin Seçimi/1982)-Trailer

Christopher Nolan’ın yönettiği Oppenheimer (2023), atom bombasının babası olarak bilinen teorik fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını ve Manhattan Projesi’ni merkezine alan biyografik bir film. Nolan’ın Pulitzer ödüllü American Prometheus kitabından sinemaya uyarladığı filmin oyuncu kadrosunda Cillian Murphy, Emily Blunt, Matt Damon, Robert Downey Jr. ve Florence Pugh gibi dev isimler yer alır. Yapım, bilimsel dehanın zaferini ve ardından gelen vicdani yıkımı zamansal sıçramalarla sinematik bir şölene dönüştürür.

Yaklaşık 100 milyon dolar bütçeyle hayata geçirilen film, dünya genelinde 976 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek tüm zamanların en yüksek kazanç sağlayan biyografik filmlerinden biri oldu. Sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran bu epik dram, IMDb’de 8.3 gibi güçlü bir puana sahip. Ödül sezonuna da tamamen ambargo koyan Oppenheimer, 13 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu (Cillian Murphy) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Robert Downey Jr.) dahil olmak üzere toplam 7 Oscar kazanarak gecenin mutlak galibi oldu.

oppenheimer_2023
Oppenheimer (2023)
5. Cross of Iron (Şeref Madalyası/1977)

Ünlü yönetmen Sam Peckinpah’ın tek savaş filmi. Savaşın sonlarına doğru Sovyetler cephesindeki Alman ordusu yokluk ve soğukla mücadele eder. Usta aktör Maximilian Schel’in canlandırdığı kaptan Stransky birliğe komutan olarak atanmıştır ve Cross of Iron ismi verilen madalyayı almak ister. Birliğin çavuşu Rolf Steiner’ı canlandıran James Coburn ise askerlerini hayatta tutmak için mücadele eder. Film kurmay subayların madalya düşkünlüğünü Çavuş ve Kaptan arasında ki gerginliği ustaca anlatır. Filmde ayrıca James Mason ‘da rol alıyor. Ünlü yönetmen Quentin Taratino film için şöyle dedi: “Croos of Iron’ın büyük bir hayranıyım. Film gösterime girdiğinde küçük bir çocuktum ve Rus cephesi hakkında hiç bir şey bilmiyordum. Aklımı başımdan aldı”.

Filmin IMDB puanı: 7.5. Film yaklaşık olarak 6 milyon dolara mal oldu. En iyi İkinci Dünya Savaşı filmlerinden biri.

Cross of Iron (Şeref Madalyası/1977)-Trailer

Steven Spielberg’ün yönettiği Schindler’s List (1993), İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nda binin üzerinde Yahudi’nin hayatını kurtaran Alman iş insanı Oskar Schindler’in gerçek hikayesini anlatan siyah-beyaz bir başyapıt. Thomas Keneally’nin romanından Steven Zaillian tarafından senaryolaştırılan filmin başrollerinde Liam Neeson, Ben Kingsley ve Ralph Fiennes devleşir. Yapım, tarihin en karanlık dönemindeki insanlık dramını ve vicdani dönüşümü sarsıcı bir dille işler.

Yaklaşık 22 milyon dolar bütçeyle çekilen film, dünya çapında 322 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek muazzam bir ticari başarıya ulaşmıştır. Sinema tarihinin en prestijli yapıtları arasında yer alan eser, IMDb’de 9.0 gibi zirve bir puana sahip. Oscar performansıyla da sinema dünyasına damga vuran film, 12 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Uyarlama Senaryo dahil olmak üzere 7 Oscar kazanarak ölümsüzleşti.

schindler_s_list
Shindler’s List (1993) Fotoğraf: Wikipedia
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
f_w_murnau_nun_hikayesi
F.W. Murnau’nun Hikayesi
7.Nuit et Brouillard (Gece ve Sis/1956)

Toplama kampları; yok edilmesinden 10 yıl sonra usta yönetmen Alain Resnais tarafından 32 dakikalık bir belgesele konu oldu. Müttefiklerin ve Almanların çektikleri kamplarla ilgili görüntülerden faydalanan belgesel oldukça çarpıcı sahnelere sahip. Auschwitz ve Dachau kamplarından son derece üzücü görüntülerin yer aldığı belgesel Michel Bouquet tarafından seslendirildi. IMDB puanı: 8.6.

Dönemin Federal Alman Hükümeti filmin Cannes Film Festivali’nde gösterilmesine engel olmak için büyük bir mücadele gösterdi. Festival yönetimi de herhangi bir ülkeyi rahatsız edecek bir filmin gösterilmesini istemediği için film Cannes’da gösterilmedi. Filmin ismi Himmler tarafından Aralık 1941’de başlatılan ve Üçüncü Reich korkusunun yayılmasına yardımcı olan bir stratejiye atıfta bulunuyor. Nazi işgalcilerine direnirken yakalanan herkes tutuklanacak ve ardından hemen kamplara, iz bırakmadan “gece ve siste” kaybolacak şekilde sürülecekti.

Nuit et Brouillard (Gece ve Sis/1956)-Trailer
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
8. Der Untergang (Çöküş/2004)

Yönetmenliğini Oliver Hirschbiegel’in yaptığı film Hitler’in son günlerine odaklanıyor. Berlin’de ki sığınağında yakın çevresiyle kalan Hitler savaşın kaybedildiğini önce kabullenemez, ancak gerçek yavaş yavaş ortaya çıkar. Sığınakta yaşananlar, insanların psikolojisi ve propaganda çarkları hakkında gerçekçi bir film. Özellikle Magda Gobbels’in altı küçük çocuğunu zehirlediği sahne akıllardan çıkmayacak görüntüler içeriyor. Filmde Adolph Hitler’i Bruno Ganz canlandırıyor. Filmde ayrıca Alexandra Maria Lara, Ulrich Matthes ve Juliane Köhler rol alıyor. Hitler’in sekreteri Traudl Junge’nin anılarını anlattığı kitap baz alınarak senaryolaştırılan film en iyi yabancı film Oscar’ı ödülüne aday oldu. Hitler’i canlandıran Bruno Ganz, Hitler’in belirgin Avusturya aksanını, Avusturyalı genç bir oyuncuyla çalışarak geliştirdi.

13,5 milyon Euro’ya mal olan film dünya çapında 92 milyon dolardan fazla hasılat elde etti. Filmin IMDB notu: 8.2

Der Untergang (Çöküş/2004)-Trailer

Ken Annakin, Andrew Marton ve Bernhard Wicki’den oluşan üçlü bir yönetmen kadrosu tarafından yönetilen The Longest Day (1962), İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren Normandiya Çıkarması’nı (D-Day) hem müttefik hem de Alman kuvvetlerinin perspektifinden anlatan anıtsal bir savaş filmi. Cornelius Ryan’ın kendi kitabından senaryolaştırdığı yapım; John Wayne, Henry Fonda, Richard Burton, Sean Connery ve Robert Mitchum gibi Hollywood’un en görkemli yıldızlar karmasını bir araya getirir.

Dönemi için devasa bir meblağ olan 10 milyon dolar bütçeyle çekilen bu siyah-beyaz epik yapım, dünya genelinde 50 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek büyük bir ticari başarı yakaladı. Sinema tarihinin en gerçekçi savaş tasvirlerinden biri kabul edilen film, IMDb’de 7.7 puana sahip. Oscar performansıyla da adından söz ettiren yapım, En İyi Film dahil 5 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nde En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Özel Efekt dallarında 2 Oscar heykelciği kazandı.

the_longest_day_richard_burton
The Longest Day (1962)-Richard Burton
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
quentin_tarantino_nun_onerdigi_35_film
Quentin Tarantino’nun Önerdiği 35 Film
10. Saul Fia (Saul’un Oğlu/2015)

Macar yönetmen László Nemes’in çektiği filmde asıl karakter olan Saul, Auschwitz toplama kampında krematoryumda çalışan bir Sonderkomandodur. Filmin neredeyse tamamı Saul’un gözünden çekilmiş gibidir. Film Saul’un 24 saatini anlatır. Krematoryumda yakılacak cesetler arasında bir çocuğun olduğunu gören genç adam kendi yaşadığı yerden insanların da geldiğini öğrenince bu çocuğa geleneklere uygun bir cenaze yapmak için mücadele verir. Filmde Saul karakterini Géza Röhrig canlandırıyor. Yapımda ayrıca Levente Molnár ve Urs Rechn’de rol alıyor. Yönetmen László Nemes bu filmi çekerken 1985 yapımı Idi i Smotri (Gel ve Gör)’den ilham aldığını söyledi. Filmin senaryosu da yönetmen László Nemes ve Clara Royer’e ait. Film en iyi yabancı film Oscar Ödülü’nü kazandı.

Saul Fia’nın imdb puanı:7.5.

Saul Fia (Saul’un Oğlu/2015)-Trailer

Jonathan Glazer’ın yönettiği ve Martin Amis’in romanından serbestçe senaryolaştırdığı The Zone of Interest (2023), Holokost’un dehşetini doğrudan göstermeden, ses tasarımıyla hissettiren sarsıcı bir başyapıt. Film, Auschwitz toplama kampının komutanı Rudolf Höss ve eşi Hedwig’in, kampın hemen yanındaki duvarın ardında kurdukları “cennet gibi” burjuva hayatını konu alır. Başrollerinde Christian Friedel ve Sandra Hüller’in yer aldığı yapım, kötülüğün sıradanlığını sinematik bir dehşete dönüştürür.

Yaklaşık 15 milyon dolar bütçeyle hayata geçirilen film, dünya çapında 50 milyon doların üzerinde gişe hasılatı elde ederek bağımsız bir yapım için büyük başarı yakaladı. İzleyiciyi ahlaki bir sorgulamaya iten bu minimalist dram, IMDb’de 7.4 puana sahip. Oscar performansıyla tarih yazan film, 5 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film ve o meşhur En İyi Ses ödüllerini kazanarak geceden 2 Oscar ile ayrıldı. tek bir savaş sahnesi göstermeden savaşın dehşetini anlatan film, en iyi 2.Dünya Savaşı filmlerinden biri.

The Zone of Interest (2023)-Trailer

Florian Gallenberger’in yönettiği ve senaryosunu gerçek günlüklerden uyarlayarak kaleme aldığı John Rabe (2006), İkinci Dünya Savaşı öncesinde yaşanan Nanking Katliamı sırasında binlerce Çinlinin hayatını kurtaran bir Alman iş insanının hikayesini anlatır. “Çin’in Oskar Schindler’i” olarak anılan Rabe’nin insani mücadelesini merkezine alan filmin başrollerinde Ulrich Tukur, Daniel Brühl, Steve Buscemi ve Anne Consigny yer alıyor. Yapım, savaşın vahşetini ve uluslararası güvenli bölge kurma çabalarını sarsıcı bir dille işler.

Yaklaşık 20 milyon dolar bütçeyle çekilen film, özellikle Asya ve Avrupa pazarlarında vizyona girerek sınırlı gösterimlerle 7.3 milyon dolar civarında gişe hasılatı elde etti. Tarihsel gerçekçiliği ve dramatik yapısıyla dikkat çeken yapım, IMDb’de 7.2 puana sahip. Bir Alman-Çin-Fransız ortak yapımı olan film, Akademi Ödülleri’nde (Oscar) bir varlık gösteremese de Alman Film Ödülleri’nde (Lola) En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu (Ulrich Tukur) dahil 4 büyük ödül kazandı.

John Rabe (2006)-Trailer
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
13.Dunkirk(2017)

Christopher Nolan‘ın yönettiği film II. Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olan Dunkirk tahliyesini konu alıyor. Düşman askerleri tarafından kuşatılan İngiliz ve Amerikan askerlerinin kaçacak yeri yoktur. Çünkü arkaları da okyanustur. Filmin baş rollerinde Mark Rylence, Tom Hardy ve Kenneth Branagh yer alıyor. Bu usta işi yapımın senaryosu da yönetmen Nolan’a ait. Film en iyi kurgu, en iyi ses ve en iyi ses miksajı dallarında toplam 3 Oscar Ödülü kazandı.

100 milyon dolara mal olan Dunkirk dünya çapında 527 milyon dolardan fazla hasılat elde etti. IMDb puanı: 7.9.

Dunkirk(2017)-Trailer

Edward Zwick’in yönettiği ve senaryosunu Clayton Frohman ile birlikte Nechama Tec’in kitabından uyarlayarak kaleme aldığı Defiance (2008), İkinci Dünya Savaşı’nın az bilinen gerçek bir direniş hikayesini anlatan sarsıcı bir tarihi dram. Film, Nazi işgali altındaki Belarus’ta amansız bir avdan kaçarken ormana sığınan ve bin iki yüzden fazla Yahudi mülteciyi korumak için silahlı bir topluluk kuran Bielski kardeşlerin mücadelesini konu alır. Başrollerini Daniel Craig, Liev Schreiber ve Jamie Bell’in paylaştığı yapım, kardeşlerin liderlik çatışmalarını ve hayatta kalma savaşını çiğ bir gerçekçilikle işler.

Yaklaşık 50 million dolar bütçeyle hayata geçirilen film, dünya genelinde 53 milyon dolar civarında mütevazı bir gişe hasılatı elde etti. Savaşın ahlaki gri alanlarına ve pasif direnişin ötesine odaklanan bu güçlü yapım, IMDb’de 7.1 puana sahip. Oscar performansında ise James Newton Howard’ın imzasını taşıyan etkileyici müzikleriyle En İyi Özgün Müzik dalında Akademi Ödülü’ne aday gösterildi.

Defiance (2008)-Trailer
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
15. Das Boot (Mukaddes Vazife/1981)

Alman yönetmen Wolfgang Petersen’in yönettiği epik film. Lothar G. Buchheim’in kitabından uyarlanan eser II.Dünya Savaşı’nın en zorlu dönemlerinde geçer. İngilizlere saldırmak için hazırlanan Alman denizaltısı İngilizlerin manevrasıyla zor duruma düşer. Savaş ve asker psikolojisi üzerine klostrofobik bir yapım. Jürgen Prochnow ve Herbert Grönemeyer ‘in başrolünde olduğu film en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo, en iyi sinematografi, en iyi müzik ,en iyi kurgu ve en iyi ses dallarında Oscar’a aday oldu. Filmin orijinal müzikleri de hafızalardan kolayca silinmedi.

Oyuncularının gerçek bir U-botta bulunan klostrofobik koşulları aktarmalarına yardımcı olmak için, yönetmen Wolfgang Petersen, geminin gerçek sınırları içinde, ancak bir adamın uzanmış kollarından biraz daha geniş olan çekimlerde ısrar etti. Film 32 milyon Alman Mark bütçeyle çekildi.

imdb notu: 8.3.

Das Boot (Mukaddes Vazife/1981)-Trailer
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
clint_eastwood_un_en_iyi_western_filmleri
Clint Eastwood’un En İyi Western Filmleri

Robert Schwentke’nin yönettiği ve senaryosunu kaleme aldığı Der Hauptmann (2017), İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde yaşanan dehşeti ve güç zehirlenmesini sarsıcı şekilde işleyen, siyah-beyaz bir Alman tarihi dramı. Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, ordudan kaçan 19 yaşındaki er Willi Herold’un, tesadüfen bulduğu bir Nazi yüzbaşısı üniformasını giyerek acımasız bir cellada dönüşmesini konu alır. Başrollerinde Max Hubacher, Milan Peschel ve Frederick Lau’nun yer aldığı yapım, faşizmin bireyi nasıl ele geçirdiğini çiğ bir gerçekçilikle gözler önüne serir.

Yaklaşık 5.8 milyon avro (yaklaşık 6.5 milyon dolar) bütçeyle çekilen bu sarsıcı Avrupa ortak yapımı, niş tarzı ve sınırlı dağıtımı sebebiyle gişede 1.2 milyon dolar civarında kaldı. Sinematografisi ve ses tasarımıyla eleştirmenlerden tam not alan film, IMDb’de 7.4 gibi güçlü bir puana sahip. Ana akım Amerikan sinemasının uzağında kaldığı için Oscar performansı (adaylığı) bulunmayan yapım; San Sebastián ve Avrupa Film Ödülleri gibi prestijli festivallerden En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Ses Tasarımı dahil birçok uluslararası ödülle döndü.

Der Hauptmann (Kaptan/2017)-Trailer
17.Shoah (1985)

Fransız yönetmen Claude Lanzmann’ın 11 yılda tamamladığı 1985 yapımı Shoah, Holokost’u (Yahudi soykırımı) konu alan, 9 saati aşan süresiyle sinema tarihinin en anıtsal belgeseli. Filmde arşiv görüntüsü veya müzik kullanılmamış; senaryo yerine tamamen hayatta kalan kurbanlar, görgü tanıkları ve faillerle Polonya’daki ölüm kamplarında yapılan yüz yüze röportajlara dayanıldı. Bu nedenle geleneksel bir cast (oyuncu kadrosu) yok; Simon Srebrnik ve tarihçi Raul Hilberg gibi gerçek şahsiyetler anlatıcıdır.

Fransa Kültür Bakanlığı desteğiyle son derece kısıtlı bir bütçeyle çekilen yapım, uzun süresi ve sınırlı salon gösterimleri nedeniyle yalnızca 20 bin dolar civarında sembolik bir gişe hasılatı elde etti. Buna karşın sinematografik ve tarihi değeriyle eleştirmenlerce bir başyapıt kabul edilen Shoah, IMDb’de 8.7 puana sahip.

BAFTA “En İyi Belgesel” ödülü ve César Onur Ödülü dahil dünyaca ünlü pek çok prestijli ödüle layık görüldü.

Shoah (1985)-Trailer
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
18.The Thin Red Line (İnce Kırmızı Hat /1998)

2 saat 50 dakikalık bu epik filmin yönetmeni sıra dışı sinemacı Terence Mallick. Filmin senaryosu James Jones’un romanından uyarlandı. II.Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal’da savaşan Amerikan askerlerinin savaşla olan sınavları. Hayatta kalmak için verdikleri mücadele ve savaşın anlamsızlığı üzerine bir şaheser. Film ayrıca bir yıldızlar geçidi görünümünde George Clooney, Sean Penn, Nick Nolte, Jim Caviezel rol alıyor. 7 dalda Oscar’a aday olan filmim (en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo, en iyi sinematografi, en iyi müzik, en iyi kurgu, en iyi şarkı) IMDb puanı:7.6.

52 milyon dolara mal olan yapım, 98 milyon dolardan fazla hasılat elde etti.

The Thin Red Line (İnce Kırmızı Hat /1998)-Trailer

Frank Pierson’ın yönettiği ve senaryosunu Loring Mandel’in kaleme aldığı Conspiracy (2001), İkinci Dünya Savaşı’nın gidişatını belirleyen en karanlık diplomatik buluşmalardan biri olan Wannsee Konferansı’nı anlatan sarsıcı bir tarihi drama. Film, Nazi Almanyası’nın üst düzey yetkililerinin, milyonlarca Yahudi’nin sistematik olarak katledilmesini öngören “Nihai Çözüm” planını bir masa etrafında, soğukkanlılıkla bürokratik bir prosedür gibi tartışmasını konu alır. Başrollerini Kenneth Branagh (Reinhard Heydrich) ve Stanley Tucci’nin (Adolf Eichmann) paylaştığı yapımda Colin Firth de yer alıyor.

Bir BBC ve HBO televizyon filmi ortak yapımı olduğu için geleneksel bir sinema vizyonu ve küresel bir gişe hasılatı bulunmayan yapımın maliyeti de kamuoyuyla paylaşılmadı. Güçlü diyalogları ve klostrofobik atmosferiyle dikkat çeken bu etkileyici film, IMDb’de 7.6 puana sahip. Televizyon filmi olması sebebiyle Oscar’da yarışmayan yapım; Primetime Emmy Ödülleri’nde En İyi Senaryo ve Kenneth Branagh ile En İyi Erkek Oyuncu dahil 2 Emmy kazandış, Stanley Tucci’ye de Altın Küre ödülü getirdi.

Conspiracy (2001)-Trailer

Amerikan ve Japon sinemacılarının ortaklığında çekilen Tora! Tora! Tora! (1970), Pearl Harbor Saldırısı’na giden süreci her iki ülkenin de perspektifinden tarafsızca anlatan anıtsal bir savaş filmi. Filmin Amerikan sahnelerini Richard Fleischer yönetirken, Japon sahnelerini Toshio Masuda ve Kinji Fukasaku üstlendi. Senaryosunu Larry Forrester, Hideo Oguni ve Ryûzō Kikushima’nın kaleme aldığı yapım, yıldız oyuncular yerine Martin Balsam, Sô Yamamura, Jason Robards ve Joseph Cotten gibi güçlü karakter aktörlerinden oluşan geniş bir kadroya (ensemble cast) yer veriyor.

Dönemi için devasa bir meblağ olan 25 milyon dolar bütçeyle hayata geçirilen epik film, dünya çapında 37 milyon doların üzerinde (yalnızca ABD’de 29.5 milyon dolar) gişe hasılatı elde etti. Belgeselvari gerçekçiliği ve teknik kusursuzluğuyla sinema tarihinde özel bir yere sahip olan yapım, IMDb’de 7.7 puana sahip. Oscar performansında ise En İyi Sanat Yönetimi ve En İyi Görüntü Yönetimi dahil 5 dalda Akademi Ödülü’ne aday gösterildi, çarpıcı uçak sahneleriyle En İyi Özel Efekt Oscar’ını kazanmayı başardı.

Tora! Tora! Tora! (1970)-Trailer

Christian Schwochow’un yönettiği Munich: The Edge of War (2021), İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğindeki Avrupa’da diplomatik kulislerde dönen amansız bir casusluk savaşını konu alır. Robert Harris’in Münih adlı çok satan romanından Ben Power tarafından senaryolaştırılan filmin başrollerini George MacKay, Jannis Niewöhner ve İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain rolüyle usta oyuncu Jeremy Irons paylaşıyor. Yapım, 1938 yılındaki Münih Konferansı sırasında, Adolf Hitler’in gerçek emellerini ortaya çıkarmak ve yaklaşan savaşı önlemek için hayatlarını tehlikeye atan iki eski okul arkadaşının gerilim dolu hikayesini merkezine alır.

Bir Netflix orijinal yapımı olan film, geleneksel bir sinema vizyonu yerine doğrudan dijital platformda izleyiciyle buluştuğu için net bir yapım maliyeti açıklanmadı. Siyasi manevraları ve tarihsel atmosferi başarıyla yansıtan bu sürükleyici dönem draması, IMDb’de 6,8 puana sahip. Performans odaklı ve diyalog ağırlıklı yapısıyla dönem filmi sevenlerin beğenisini kazandı.

Munich: The Edge of War (2021)-Trailer

1964 yapımı The Train (Tren), II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde geçen, aksiyon ve gerilimi ustalıkla harmanlayan epik bir film. İlk olarak Arthur Penn ile başlayan çekimler, başrol oyuncusu Burt Lancaster ile yaşanan vizyon uyuşmazlığı sonrası usta yönetmen John Frankenheimer’a devredildi. Filmin senaryosu Franklin Coen ve Frank Davis tarafından, Rose Valland’ın gerçek olaylara dayanan Le front de l’art adlı kitabından uyarlandı. Güçlü cast kadrosunda Lancaster’a, Alman Albay von Waldheim rolünde Paul Scofield ve Fransız sinemasının efsanevi aktrisi Jeanne Moreau eşlik ediyor.

Film, Paris’in kurtuluşundan hemen önce, Nazilerin paha biçilemez Fransız sanat eserlerini bir trene yükleyerek Almanya’ya kaçırma planını ve Fransız Direniş Hareketi’nin bu treni durdurmak için hayatı pahasına verdiği amansız mücadeleyi konu alır. Maket kullanmayı reddeden Frankenheimer’ın gerçek lokomotifleri çarpıştırdığı sahneler nedeniyle yapımın maliyeti neredeyse ikiye katlanarak 6.7 milyon dolara fırladı. Buna karşın, sadece Fransa’da 3.5 milyon seyirciye ulaştı ve dünya genelinde büyük bir gişe başarısı yakaladı.

Bugün IMDb’de 7.8/10 gibi yüksek bir puana sahip olan sinema klasiği, sinematografik başarısını ödül sezonuna da taşıdı. The Train, 1966 yılındaki Akademi Ödülleri’nde “En İyi Özgün Senaryo” dalında Oscar adaylığı kazandı ve BAFTA’da “En İyi Film” kategorisinde yarıştı.

the_train_1964
The Train (1964)-Paul Scofied-Michel Simon ve Burt Lancaster
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri
23..Kanal (1957)

Andrzej Wajda’nın yönettiği unutulmaz film. Babası Katyn katliamında öldürülen subaylardan biri olan Wajda’nın 1957 tarihli filmi 1944 yılında geçiyor. Filmin senaryosu Jerzy Stefan Stawinski’ni hikayesine dayanıyor. Varşova ayaklanması sırasında Polonyalılar Alman askerlerine yakalanmamak için Varşova’nın kanalizasyona sığınırlar.. Burada delilik, yetersiz beslenme ve ölümle karşı karşıya kalırlar. Baş rollerinde Teresa Izewska ve Tadeusz Janczar’ın yer aldığı filmin imdb puanı:7.9.

Filmle ilgili ilginç bir nokta yönetmen Andrzej Wajda’nın, Nazilere karşı durmaya çalışan Polonya direnişinin bir parçası olması. Filmde ki bir çok sahne Wajda’nın deneyimlerine dayanıyor. Filmin baş rol oyuncularından Teresa Izewska filmden ayda 12 $ kazandı. Cannes Film Festivali’ne katılması gereken Izewska’nın kıyafetlerini Polonyalı yetkililer satın aldı.

Kanal (1957)-Trailer
en_iyi_ikinci_dunya_savasi_filmleri

İlgili Yazı: Er Ist Wieder Da (O Geri Döndü)-2015

Roberto Benigni’nin yönettiği, senaryosunu Vincenzo Cerami ile birlikte kaleme aldığı ve başrolünü üstlendiği La vita è bella (Hayat Güzeldir – 1997), sinema tarihinin en dokunaklı ve unutulmaz dram-komedi yapıtlarından biri. Film, 1930’ların İtalya’sında hayat dolu bir Yahudi olan Guido’nun, güzeller güzeli Dora ile kurduğu mutlu yuvanın, İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle altüst oluşunu konu alır. Guido ve küçük oğlu Giosuè toplama kampına götürüldüğünde; Guido, oğlunu kampın vahşetinden ve korkularından korumak için oradaki tüm acımasızlığı büyük bir ödülü olan bir “oyun” gibi aktarır.

Yaklaşık 20 milyon dolar bütçeyle hayata geçirilen bu İtalyan başyapıtı, dünya çapında 230 milyon doların üzerinde gişe hasılatı elde ederek küresel bir fenomene dönüştü. İzleyicinin kalbinde ve hafızasında silinmez bir iz bırakan eser, IMDb’de 8.6 gibi zirve bir puana sahip ve “En İyi 250 Film” listesinin gediklilerinden. Oscar performansıyla da tarih yazan film, İngilizce dışındaki bir dilde çekilmesine rağmen tam 7 dalda Akademi Ödülü’ne aday gösterildi; En İyi Uluslararası Film, En İyi Özgün Müzik ve Roberto Benigni’nin ikonik performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dahil olmak üzere 3 Oscar kazanarak büyük bir başarıya imza attı.

la_vita-e_bella
La Vita è Bella (1997) Fotoğraf: Wikipedia

Joseph Vilsmaier’ın yönettiği ve senaryosunu Johannes Heide ile Jürgen Büscher’in kaleme aldığı Stali ngrad (1993), İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren epik ve kanlı muharebeyi Alman askerlerinin bakış açısından anlatan sarsıcı bir savaş draması. Film, Kuzey Afrika cephesinden zaferle dönen bir Alman müfrezesinin, kendilerini Stalingrad’ın dondurucu soğuğunda ve vahşi sokak çatışmalarının ortasında bulmasıyla başlayan hayatta kalma ve vicdani çöküş hikayesini konu alır. Başrollerinde Thomas Kretschmann, Dominique Horwitz, Jochen Nickel ve Sebastian Rudolph yer alır.

Yaklaşık 20 milyon Alman Markı (yaklaşık 12 milyon dolar) gibi dönemi için hatırı sayılır bir bütçeyle çekilen film, uluslararası sinemalarda 10 milyon doların üzerinde gişe hasılatı elde etti. Savaşın milliyetçilikten uzak, çiğ ve trajik yüzünü en dürüst yansıtan yapımlardan biri olan eser, IMDb’de 7.5 puana sahip. Hollywood kalıplarının dışındaki bu Alman yapımı, Akademi Ödülleri’nde (Oscar) bir adaylık veya performans gösterememiş olsa da Bavyera Film Ödülleri gibi prestijli platformlardan En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Yapım dahil birçok ödülle döndü.

Stalingrad (1993)-Trailer

Billy Wilder’ın yönettigi ve Edwin Blum ile birlikte senaryosunu kaleme aldığı Stalag 17 (1953), İkinci Dünya Savaşı’nda bir Alman esir kampında geçen, gerilim ile kara mizahı kusursuzca harmanlayan bir sinema klasiği. Donald Bevan ve Edmund Trzcinski’nin Broadway oyunundan uyarlanan film, kamptaki Amerikalı esirlerin kaçış planlarının sürekli Almanlara sızması üzerine aralarındaki köstebeği arayışını konu alır. Başrolünde, kamptaki her durumdan kar sağlamaya çalışan bencil ama zeki Sefton karakteriyle William Holden’ın devleştiği yapımda Don Taylor ve Otto Preminger da yer alır.

Yaklaşık 1.6 milyon dolar gibi mütevazı bir bütçeyle çekilen yapım, gişede büyük bir başarı yakalayarak 10 milyon dolar hasılat elde etti. Türünün öncülerinden olan bu kült eser, IMDb’de 8.0 gibi yüksek bir puana sahip. Oscar performansıyla da adından söz ettiren film, 3 dalda Akademi Ödülü’ne aday gösterildi ve William Holden’ın ikonik performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.

stalag_17_1953
Stalag 17 (1953)

Franklin J. Schaffner’ın yönettiği ve senaryosunu Francis Ford Coppola ile Edmund H. North’un kaleme aldığı Patton (1970), sinema tarihinin en ikonik biyografik savaş filmlerinden biri. Film, İkinci Dünya Savaşı’nın en sıra dışı, dahi ve bir o kadar da tartışmalı figürlerinden olan Amerikalı General George S. Patton’ın Kuzey Afrika ve Avrupa cephelerindeki askeri dehasını ve kural tanımaz kişiliğini konu alır. Başroldeki devleşen performansıyla George C. Scott’a Karl Malden ve Michael Bates eşlik ediyor.

Yaklaşık 12 milyon dolar bütçeyle hayata geçirilen bu epik yapım, gişede dünya çapında 61 milyon dolar hasılat elde etti. Karakter analizindeki dürüstlüğü ve meşhur bayrak önündeki açılış konuşmasıyla hafızalara kazınan eserin IMDb puanı 7.9. Oscar performansıyla törene damga vuran film, 10 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve George C. Scott’ın ödülü reddettiği efsanevi En İyi Erkek Oyuncu dahil 7 Oscar kazandı.

George C. Scott Neden Oscar’ı Reddetti?

George C. Scott’ın 1971 yılında Patton filmiyle kazandığı En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını reddetmesi, sinema tarihinin en ikonik protestolarından biridir. Scott, törenden aylar önce Akademi’ye bir telgraf çekerek adaylığı geri çevirdiğini ve ödülü kabul etmeyeceğini bildirdi.

Aktör, oyuncuların birbirleriyle yarıştırılmasını ahlaki açıdan doğru bulmadığını belirtti ve Oscar törenlerini “iki saatlik bir et pazarı” olarak nitelendirdi. Ödül gecesi adı açıklandığında salonda olmayan Scott, o sırada evinde televizyonda hokey maçı izlemeyi tercih etti. Onun yerine sahneye çıkan yapımcı Frank McCarthy, ödülü ertesi gün Akademi’ye geri iade etti.

george_c_scott
George C. Scott (Dr. Strangelove/1964)

Polonyalı usta yönetmen Andrzej Wajda’nın yönettiği 2007 yapımı Katyń, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği (NKVD) tarafından katledilen 22 bin Polonyalı subay ve aydının trajedisini anlatır. Senaryosu Wajda, Władysław Pasikowski ve Przemysław Nowakowski tarafından Andrzej Mularczyk’in kitabından uyarlandı. Başrollerini Andrzej Chyra, Maja Ostaszewska ve Artur Żmijewski gibi güçlü bir Polonyalı oyuncu kadrosunun paylaştığı film, hem cephedeki askerlerin kaderini hem de geride kalan kadınların yıllarca süren yas ve gerçeği arama mücadelesini odağına alır.

Yaklaşık 4 milyon avro (15 milyon PLN) bütçeyle çekilen yapım, dünya çapında 14,7 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek ticari bir başarıya imza attı. Sinema dünyasında derin bir iz bırakan Katyń, IMDb’de 7.0/10 puana sahip. Film, uluslararası alanda büyük takdir toplayarak 80. Akademi Ödülleri’nde (2008) “En İyi Yabancı Dilde Film” kategorisinde Polonya adına Oscar adayı oldu.

katyn_2007
Katyn (2007) Fotoğraf: Wikipedia

İtalyan Yeni Gerçekçilik (Neorealizm) akımının öncüsü ve sinema tarihinin en büyük başyapıtlarından biri olan 1945 yapımı Roma città aperta (Roma, Açık Şehir), usta yönetmen Roberto Rossellini imzasını taşıyor. Senaryosu Rossellini ile birlikte İtalyan sinemasının dâhilerinden Federico Fellini ve Sergio Amidei tarafından kaleme alındı. Filmin (oyuncu kadrosu) kadrosunda, kariyerinin zirvesindeki Anna Magnani (Pina) ve Aldo Fabrizi (Rahip Don Pietro) ile birlikte Marcello Pagliero yer alıyor. Çoğunluğu amatör oyunculardan kurulan bu kadro, performansı ile sinemada doğallık devrimi yaptı.

Film, II. Dünya Savaşı’nın sonlarında, 1944 yılında Nazi işgali altındaki Roma’da direniş hareketine destek veren bir rahip, hamile bir kadın ve bir komünist liderin trajik hikayesini konu alır. Savaşın hemen ardından, yokluk içinde ve şehrin gerçek sokaklarında hurda film şeritleri birleştirilerek çekilen yapımın maliyetine dair kesin bir kayıt olmasa da son derece düşük bir bütçeyle tamamlandığı bilinir. Buna karşın ABD vizyonunda 3 milyon dolar gibi o dönem için muazzam bir gişe hasılatına ulaştı.

Bugün IMDb’de 8.0 gibi yüksek bir puana sahip olan yapım, 1946 Cannes Film Festivali’nde en büyük ödül olan Grand Prix’yi kazandı. Oscar performansında ise 1947 yılında Akademi Ödülleri’nde “En İyi Uyarlama Senaryo” dalında adaylık elde ederek adını tüm dünyaya duyurdu.

roma_acik_sehir_1945
Roma Città Aperta (1945) Magnani ve Fabrizi

30.Idi i smotri (Gel ve Gör/1985)

Elem Klimov’un yönettiği 1985 tarihli yapım Er Ryan’ı Kurtarmak filminin açılış sahnesini bir pazar gezintisine benzetebileceğimiz derece de sert bir savaş filmi. Eser II. Dünya Savaşı sırasında küçük bir Belarus kasabasında geçer. Naziler bütün yahudi köylerini yakıp yok eder 13 yaşındaki bir çocuk partizan güçlerine katılır. Aleksey Kravchenko ve Olga Mironova baş rolde. Gelmiş geçmiş en sert savaş karşıtı filmlerden biri. Sean Penn filmi izledikten sonra şöyle dedi:” gördüğüm şey sonsuza kadar benimle kalacak…”

Filmin senaryosu Ales Adamovich’in hikayesinden yönetmen Elem Klimov tarafından yazıldı. Filmin orijinal adı “Kill Hitler” olacaktı. O zaman uygun görülmediği için bu isim değiştirildi.

Filmin imdb puan: 8.3.

gel_ve_gor_1985
Idi i smotri (Gel ve Gör/1985) Fotoğraf: Wikipedia

En iyi 2.Dünya Savaşı Filmleri

Bu Yazıyı Beğendiyseniz Bunlar da İlginizi Çekebilir:
en_iyi_i_dunya_savasi_filmleri
En İyi I.Dünya Savaşı Fimleri
en_iyi_politik_filmler
En İyi Politik Filmler
en_iyi_savas_filmleri
En İyi Savaş Filmleri

Reklam alanı 1

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir